ERGENEKON DAVASI : ‘Mahkeme olacaksa Türkiye’ye dönerim’

Yeniden yargılama yapılması gündeme gelen Ergenekon davasının firarisi Dalan, davanın 28 yıllık dünya çapında bir projenin sonucu olduğunu savundu. Dalan, ‘Ben olacakları çok önceden biliyordum’ dedi

Ergenekon davasının firari sanığı Bedrettin Dalan’la Almanya’nın bir köyünde buluştuk. Memleket özlemi çektiğini ancak bunu dizginlemek zorunda olduğunu söyleyen Dalan, sorularımızı yanıtladı.

Yeniden yargılanma olursa Türkiye’ye döner misiniz?

Benim için yeniden yargılanma söz konusu değil, çünkü ben yargılanmadım. Tabii mahkeme olacaksa hemen Türkiye’ye dönerim. İki kez mahkemeye ‘tutuksuz yargılama yapılacağına söz verin, hemen geleyim’ diye başvuruda bulunduk. İkisinde de ret yedik.

Türkiye’deki son gelişmeler için ne diyorsunuz?

Denizler durulmaz dalgalanmadan. Bakarsınız bu dalgalanmadan bir demokrasi çıkabilir.

Türkiye’den neden kaçtınız?

Ben kaçmadım hicret ettim. Bir büyük projenin parçası olarak ülkemizdeki Atatürkçü, laik kişi ve kurumların sindirileceğini ve bertaraf edileceğini biliyordum, hem de 28 yıldır.

Falcı muhabbeti davada

Nedir bu ‘büyük proje’?

Bu, dünya çapında büyük bir projedir. Bunu hayata geçiren merkezlerle uzun görüşmelerim oldu. Sıranın bana geldiğini hissettiğimde yurt dışına çıktım; hakkımda arama kararı yoktu. Belki o savcılar, polisler benimle ilgili işlem yapılacağını daha bilmiyorlardı. Ama ben 28 yıldır biliyordum. Bu yüzden bana kimse ‘kaçak’ diyemez. Ergenekon davası , büyük projenin bir parçası olarak yürütülen bir süreçtir. Bu projenin içinde yer alsaydım 24 yıl önce başbakan olurdum.

Siz suçunuzu biliyor musunuz?

Ben suçumu bilmiyorum. Belli ki bazı polisler yazmış, savcılar kendileri yazmış gibi imzalamışlar hakimler de kabul etmiş.

İddianamede neler var?

38 sayfalık iddianamenin 30 sayfası, yurt dışına çıktıktan sonra telefonla Türkiye ile yaptığım konuşmalar. Dinlendiğini bildiğim telefondan suç unsuru olacak şeyler konuşmam için akıl hastası olmam gerekir. İddianamenin 8 sayfası manevi kızımla yaptığım telefon görüşmeleri. Falcılara giderek beni teselli etmeye çalışmış, yani iddianamenin 8 sayfası falcı muhabbeti.

Peki ya arazinizden çıkartılan silahlar?

İhbar mektubunda benim bilgim dahilinde olduğu söyleniyor. Biz o araziye giremediğimizi, bizi bırakın mahkemenin giremediğini tespit ettirmiştik. Çünkü oradaki SAT komandoları, hakları olmadığı halde girişi yasaklayan bir karakol, bekçi ve asker koymuşlardı. Biz gittik, giremedik. Hatta bunu üç sene önce tespit ettirdik. İhbar mektubu çıkınca biz de bu belgeyi gönderdik.

Mütevazı yaşıyorum

Bir MİT mensubunun sizi kaçmanız yönünde uyardığı iddia ediliyor?

Olsa olsa ben onları uyarırım çünkü bu projeyi ben biliyorum.

Almanya’da ne şartlarda kalıyorsunuz?

Mütevazı şartlarda yaşıyorum. Almanya’nın bir köyündeyim. Alman devletine de müteşekkirim; dosyayı Almancaya çevirtti, incelediler. Alman hukukçuları onurumuza uygun kalma şartı sağladılar. Almanya’da bir sığınmacı değilim. Almanya’nın misafiri statüsünde kalıyorum ama hukuk siteminin koruması altındayım.

Türkiye’yi özlüyor musunuz?

Özlememek mümkün değil. Bülbülü altın kafese koymuşlar ‘Ah vatanım’ demiş.

Geçiminiz nasıl sağlıyorsunuz?

Mühendisim ve dünyanın her yerinde çalışırım, yaşamamı sağlarım. Almanya’da çalışma iznim var. Bazı Afrika ülkelerinde de çalışma müsaadem var. Birçok mühendislik projelerine imza atıyorum.

‘Bizi üniformamızla Silivri’ye göndermeyin’

Başbakan’ın Siyası Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “Orduya kumpas kurulduğu” açıklamasının ardından Balyoz davasının yeniden görülmesi tartışılırken askeri cezaevlerinde hükümlü muvazzafların sevki başlıyor. Bu kapsamda 50’si Hasdal, 25’i Hadımköy ve 5’i Maltepe’de olmak üzere 80 muvazzaf asker, hüküm giydikleri için Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları’na sevk edilecek.

Hasdal Askeri Cezaevi’nde tutuklu bulunan askerlerle önceki gün görüşen avukat Hüseyin Ersöz, son duruma ilişkin şunları söyledi:

“Hasdal’da kalanların Silivri’ye nakilleri konusundaki tavırları net. Asla nakile karşı değiller. Tek bir itirazları var sadece. ‘Sadece muvazzaf olarak gitmek istemiyorlar. Tek itirazları üniformalarının onurunu korumak noktasında. ‘Hakkımızdaki ihraç kararları verilsin biz Silivri’ye gidelim’ diyorlar.”

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: