SELİM SAVAŞ GENÇ : Dünya Türkiye’de olup biteni hangi zaviyeden takip ediyor ?

Türkiye’de başlatılan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması akabinde küresel manşetler ilk etapta ‘Türkiye’de güç savaşı’ çerçevesinde atıldı. Habere biraz daha yakından bakma fırsatı yakalayan uluslararası medya organlarında olay, Ankara’nın anayasa, yasa ve yönetmeliklerden geri dönen hamleleri akabinde, daha çok yargının baskı altına alınması ve hukukun işletilememesi olarak yorumlanmaya başladı.

Gezi olayları ile tartışılmaya başlanan Türkiye’nin vizyonu, maalesef yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına karşı hükümetin aldığı tavır neticesinde dramatik boyutlara ulaştı. Yargı süreci tıkanmasa ve AK Parti yargılanarak arınmayı tercih etseydi muhtemelen Türkiye süreçten en ufak bir zarar görmeden çıkacak, AK Parti de hukuka olan saygısından ve içindeki zayıf halkalardan ayrılmayı göze alması nedeniyle büyümüş olacaktı. Zira Avrupa Parlamentosu (AP) liderlerinden Hannes Swoboda, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının tıpkı Gezi olayları gibi komplo ile izah edilmeye çalışılmasını inandırıcı bulmamış. AP milletvekillerinden Andrew Duff, yargı sürecinin engellenmesinin Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin durdurulmasına neden olabileceği uyarısında bulunmuş. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) gerçekleştirilmek istenen değişiklikleri yakından takip etiklerini belirten mesajlar yayımladı. Avrupa ülkelerinin yargıç derneklerinin çatı kuruluşu Demokrasi ve Özgürlükler İçin Avrupalı Yargıçlar Birliği (MEDEL) de HSYK yapısını değiştirmeyi öngören yasa tasarısını eleştirirken, yargı üzerinde hâkimiyet kurma girişimine dikkat çeken sert bir metin yayımladı. Dışarıdan, özellikle de Batı medyasından yükselen sesler Türkiye’de vuku bulan hadisenin bir darbe olduğuna ihtimal vermiyor.

Başbakan Erdoğan’ın büyükelçiler konferansındaki devlete sızdığı iddia edilen örgütün yurtdışında muhataplara anlatılması talimatını, yukarıdaki tabloyu tersine çevirmek için atılmış bir adım olarak görebiliriz. Özetle büyükelçiler, dış güçlerin planladığı ve ‘haşhaşilerin’ maşa olarak kullanıldığı bir süreci dış güçlere anlatacaklar. Kolay bir görev olmadığı aşikâr. Bu görevi ifa etmeyi düşünen birçok büyükelçi muhtemelen muhatapları tarafından nezaketle dinlendikten sonra hareket hakkında pozitif yorumlar işitecektir. Hizmet gönüllülerinin yurtdışındaki imajının Türkiye’de herhangi bir kurum ya da kişi ile mukayese edilemeyecek kadar yüksek olduğunu iddiasız bir gözlemci olarak ifade edebilirim. Hizmet hareketini kötüleyenlerin birçok ülkede gönüllülerin yüksek toplumsal kredisinden dolayı olağan şüpheli sayılabileceğinin farkında olanlar, muhtemelen böyle ‘mühim’ bir görevi doğrudan ifa etmemeyi tercih edecektir. Zira ısrar edenlere ‘Sizi burada tutmak zorunda değiliz’ tepkisini veren yetkililer bile çıkabilir. Hizmet’in tabanı ile sorunları olmadığını ifade edenlerin dünyayı ayağa kaldırma çabasının büyük bir çelişki olduğunu da bir kenara not edelim.

Hizmet hareketi gönüllülerinin aynı hataya düşüp dünyanın farklı coğrafyalarında Erdoğan’ı, hükümeti ve AK Parti’yi kötüleyen ve karalayan açıklamalar yapacağına ihtimal vermiyorum. Yargıya yansımış konuları yargı mensuplarına bırakıp sınır dışına bu ülkenin iç meselelerini taşımamak en güzeli. Başbakan Erdoğan’ın alışılagelmiş temposunun dışında ortaya koyduğu performans zaten her şeyi fazlası ile anlatıyor.

“Bundan sonra ne olacak?” sorusu son günlerde Türkiye’de en çok sorulan ve henüz yanıt verebilen birilerinin çıkmadığı tek soru. Ülke bu kaostan eski Türkiye yöntemleri ve yeni bir 28 Şubat’la mı çıkacak, masum insanlar gerçekten ‘çete’ mensubu muamelesi mi görecekler ve belki de hepsinden önemlisi babanın evlada, çiftlerin birbirine, komşunun komşuya düşman kesilmeye başladığı bu süreci kim hangi hamle ile sükunete kavuşturacak? Dışarıdan bakıldığında ‘benden sonrası tufan…’ felsefesinin hâkim olabileceği endişe verici bir sürece doğru adım adım ilerlediğimiz görülüyor. Cumhurbaşkanlığı makamı siyasal sistemlere bugünler için konulmuştur. Çankaya’nın duvara doğru yol alan sürat trenine yön tayin etmesi gerekiyor. Hukukun ve demokrasinin dışında buluşabileceğimiz bir yer yok!

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: