SURİYE DOSYASI : Suriye’de 3 yılda yaşanan vahşet

suriyede_3_yilda_yasanan_vahset13902994520_h1118987.jpg

Suriye’de 3 yılda yaşanan vahşet

Esed rejimi 3 yılda 120 binden fazla insanı öldürdü. İşlediği insanlık suçlarıyla yakın dönemin en vahşi anlarını resmetti.

Suriye’de Esed rejimi 3 yıldır Suriye halkına sistematik bir şekilde işkence uyguluyor. Muhaliflerin sokağa indiği ilk andan itibaren sayısız insanlık suçu işleyen Baas rejimi 120 bin insanın ölümüne neden oldu.

İsyan ilk olarak, Arap Baharı’ndan etkilenerek, Ocak 2011 tarihinden itibaren küçük gösteriler halinde başlayıp büyüyerek, yolsuzluğa ve insan hakları ihlallerine karşı bir sivil başkaldırı olarak başlamıştır. Geniş çaplı gösteriler ise 15 Mart 2011 tarihinde güney şehri Dera’da ortaya çıkmıştır, bu yüzden Dera ilerleyen safhalarda "Devrimin Beşiği" olarak anılmıştır; bu gösteriler kısa sürede ülke çapına yayılmıştır. Hükümet gösterilere geniş çaplı tutuklamalar, işkenceler, polis şiddeti ve sansürle cevap vermiş, fakat gösteriler büyümeye devam etmiştir. Nisan ayının sonuna doğru Beşar Esed, direnen şehirlere ve kasabalara karşı büyük ölçekli askeri bir harekat başlatmış, harekata tanklar, piyadeler ve ağır silahlar katılmış, tüm bunlar kısa sürede büyük sayılarda sivil can kayıplarına neden olmuştur.

Askeri baskıların ardından, pek çok asker göstericilere katılmak için firar etmiş ve pek çok gösterici de silahlanmaya başlamıştır. Cisr eş Şuğur kasabasında, ilk büyük gösterilerden 79 gün sonra, 4 Haziran 2011 tarihinde ülkedeki ilk silahlı çatışma yaşanmıştır. Suriye Ordusunun bir cenaze törenine katılan kalabalık üzerine ateş açması üzerine göstericiler, ateş açılan binayı ateşe vermiş ve 8 güvenlik görevlisini öldürmüştür; ele geçirilen polis istasyonundaki silahlara el konulmuş ve çevre kontrol altına alınmıştır. Göstericiler ve güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar takip eden günlerde de devam etmiştir. Bazı güvenlik görevlileri, sivillere ateş etmeyi reddeden askerlerin gizli servis elemanları tarafından infaz edilmelerinin ardından firar ederek göstericilere katılmış ve muhalefeti büyütmüşlerdir.

MUHALİFLERİN GIDALARINA EL KONULDU

Suriye yönetimi ayaklanmayı bastırmak için tanklar ve keskin nişancılar kullanmaya başladı. Çatışmaların yoğun olduğu bölgelerde su ve elektrik kesilmiş, güvenlik güçleri un ve değişik gıdalara el koymuştur.

SİVİL HALKI ÖLDÜRMEK İSTEMEYEN ASKERLER KURŞUNA DİZİLDİ

Suriye Ordusu, bazı diğer yerleşimlerle birlikte, Dera, Duma, Baniyas, Hama, Humus, Halep, Talkalak, İdlip, Rastan, Cisr eş Şuğur, Deyrizor ve Lazkiye şehirlerini kuşatmıştır. Sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.

2011 YILINDA YAŞANANLAR

Birleşmiş Milletler’e göre ayaklanmanın başlangıcından beri çoğu muhalif silahlı güçlerinden oluşan 5,000 kişi ölmüş, çok daha fazla kişi yaralanmış, binlerce isyancı hapse atılmıştır.

Esed güçleri 300’den fazla da çocuk öldürmüştür. Bunun yanı sıra, bir kısmı politik sebeplerden hapiste olan 600’den fazla mahkum işkence nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

LAZKİYE’NİN ÜZERİNE BOMBALAR YAĞDI

2011 yılında Suriye ordusunun hem karadan hem de denizden saldırılarını sürdürdüğü Akdeniz kıyısındaki Lazkiye kentinde 34 kişi öldürüldü.

BM KINAMAKLA YETİNDİ

İsyan sırasında İstanbul’da oluşturulan muhalif sürgün hükümeti Suriye Ulusal Konseyi, dört BM üyesi ülke tarafından tanınmaktadır. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, göstericilere karşı şiddet kullanımını kınamıştır.

HUMUS KATLİAMINDA İNSANLIK ÖLDÜ

3 Şubat 2011’i 4 Şubat’a bağlayan geceyse ayaklanmanın en kanlı günü olmuştur. 2012 Humus Kandil Gecesi Saldırısı’da yani 3 Şubat gecesi Suriye Ordusu Humus şehrine havan topları, tanklar ve makinalı tüfeklerle saldırmıştır. Saldırı sonucunda 200’den fazla insan hayatını kaybetmiştir. Bu olay sonrası BM Güvenlik Konseyi’nde Beşar Esed’a görevden çekilerek yetkilerini yardımcısına bırakması çağrısında bulunan tasarı oylanmış, on beş üyeden on üçü tasarıya evet derken Rusya ve Çin’in hayır demesi tasarının geçmesini engellemiştir.

14 Kasım 2012’de, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, muhalif unsurların, Suriye halkının "tek temsilcisi" olduğunu duyurmuşlardır.

28 Kasım 2012’de, Şam kırsalında bulunan Hristiyan ve Dürzi nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı Ceramana kasabasında, merkez, Nahda ve Kureyyat mahallelerinde eş zamanlı olarak iki bombalı araç saldırısı ve iki yol kenarı bombalı düzenek saldırısı gerçekleştirmiş, saldırıda 44 kişi ölmüş, 83 kişi de yaralanmıştır.

BAAS REJİMİ OKULU BOMBALADI

4 Aralık 2012’de, Şam’ın 20 km kuzeydoğusunda bulunan, 1967 Savaşı sırasında İsrail’in Golan Tepeleri’ni işgal etmesi ardınan bölgede yaşayan Suriyeliler’in göç ettiği El Vafidin kampında bulunan bir okula gerçekleştirilen havan topu saldırısında 28 öğrenci ve bir öğretmen hayatını kaybetmiştir.

ESED AKRAB KASABASINI YERLE BİR ETTİ

11 Aralık 2012’de Hama şehrine bağlı Akrab kasabasında yaşanan saldırıda farklı kaynaklara göre 125 ile 300 arası sivil ölmüştür.

80 ÇOCUĞA TOPLU İNFAZ

29 Ocak 2013’te Halep’in Özgür Suriye Ordusu kontrolündeki Bustan’ul Kasi bölgesinde Kuveys nehri kıyısında elleri arkasına bağlı şekilde infaz edilmiş çoğunluğun 18 yaş altında olduğu tahmin edilen en az 80 ceset bulunmuştur. Toplu infazların Suriye Hükümeti’ne bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıkmıştır.

ESED BOMBA YÜKLÜ ARAÇLA 31 ÇOCUĞU KATLETTİ

20 Şubat 2013’te başkent Şam’ın sabah saatlerinde Mezra semtinde bulunan Sevra Caddesi’nde Baas Partisi binası yakınında düzenlenen bomba yüklü araç saldırısında, aralarında çocukların da bulunduğu 31 kişi ölmüş, 208 kişi yaralanmıştır.

ORMANLIK ALANA KİMYASAL BOMBA

18 Mart 2013’te Halep yakınlarında Han el Essal bölgesinde yer alan ormanlık bir alanda gerçekleştirilen kimyasal saldırıda 26 kişi ölmüş, 100’den fazla kişi de yaralanmıştır. Olay ardından, muhalifler Suriye Hükümeti’nin yaptığı bu insanlık dışı suçu kınamıştır.

BAAS BOMBA YÜKLÜ ARAÇLA SALDIRDI

8 Nisan 2013’te Şam’da Sebi Bahrat Meydanı ile Şahbender Bölgesi arasında gerçekleştirilen bomba yüklü araç saldırısında aralarında çocukların da bulunduğu 15 kişi ölmüş, farklı kaynaklara göre 53 ile 146 kişi arası yaralanmıştır.

KİMYASAL SİLAH KULLANILDI

Esed güçleri Suriye’nin 4 bölgesinde kimyasal silah kullanarak çoluk – çocuk herkesi katletti. 4 bölge; Guta, Han El-Assal, Saraqueb ve Ashrafiah olarak açıklandı. 21 Ağustos’ta Guta’da çocuklara ve sivillere yönelik yüksek miktarda kimyasal silah kullanıldığının tespit edildiği vurgulandı. Guta’daki kimyasal silah saldırısının karadan karaya füzelerle gerçekleştirildiği, olay bölgesinde bulunan füze parçalarında sarin gazı tespit edildiği kaydedildi. Guta’daki saldırıda yoğun şekilde sarin gazı kullanıldığı belirtilen raporda hastaların kan ve idrar tahlillerinde bunlara rastlandığı ifade edildi.

SARAQİB’E KİMYASAL SALDIRI

29 Nisan 2013 tarihinde, Baas Partisi güçlerinin Saraqib’e düzenlediği bir saldırıda 2 kişi ölmüş ve 13 kişi yaralanmıştır; yaralıları tedavi eden ve ölülerin kanlarını analiz eden Türk doktorlar kurbanların kanlarında sarin bulmuşlardır. Fransız istihbaratı da bölgeden kan, irin, toprak ve sarf malzemesi numuneleri toplamış ve laboratuvarlardaki analizler sarin kullanımını teyit etmiştir.

ESED 2013’TE BİRÇOK KEZ KİMYASAL SALDIRI DÜZENLEDİ

13 Haziran 2013 tarihinde, Birleşik Devletler, Esad güçlerinin pek çok kez muhaliflere karşı sınırlı kimyasal saldırılar düzenlediğini ve bu saldırılarda 100-150 kişinin hayatını yitirdiğini kesin kanıtlarla duyurmuştur.

5 Ağustos 2013 tarihinde Esad güçlerinin, Şam’ın Adra ve Houma mahallelerinde kimyasal saldırılar düzenlediği ve saldırılardan 400 kadar kişinin etkilendiği belirtilmiştir. Saldırıda kimyasal silahlara maruz kalanların video görüntüleri internete yüklenmiş ve yayılmıştır.

BM RAPROUNDA KİMYASAL KANITLANDI

21 Ağustos 2013 tarihinde, Suriyeli insan hakları savunucuları Esad rejiminin Doğu Guta bölgesinin Jobar, Zamalka, ‘Ain Tirma ve Hazzah bölgelerine sistematik bir kimyasal saldırı düzenlediğini ve en az 635 kişinin saldırının ilk anında hayatını kaybettiğini acil olarak duyurmuşlardır. Saldırılar Baas Partisi tarafından yalanlanmış ve video görüntülerinin sahte olduğu iddia edilmişse de, Birleşmiş Milletler’in üç haftalık soruşturmaları ve saha araştırmaları sonucunda saldırı kesinleşmiş ve saldırıda kullanılan kimyasal gazın sarin gazı olduğu netlik kazanmıştır. Birleşmiş Milletler misyonunun yaptığı araştırmalar, "saldırının bir düzenli ordunun düzenleyebileceği tarzda olduğu, saldırıda kullanılan roketlerin yeni yapım Rus roketleri olduğu, roketlerin Suriye Ordusu kontrolündeki bölgeden ateşlendiği ve büyük ihtimalle saldırıdan Baas Partisi’nin sorumlu olduğu" sonucuna ulaşmıştır.

ESED SURİYE HALKINA MİSKET BOMBASI YAĞDIRDI

Baas Partisi askerleri Eylül 2012 tarihinde misket bombaları kullanmaya başlamıştır. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Silahlar bölümü başkanı Steve Goose, "Esad, her yerde yasak olan misket bombasını acımasızca kullanmayı artarak sürdürüyor ve bunun bedelini masum siviller canları ya da organlarını kaybederek ödüyor," demiştir. Silahın kullanımın ilk kurbanlarının son kurbanlar olmadığı, silahın patladıktan sonra ardında bıraktığı küçük misketlerin daha sonra da patlayarak sivilleri öldürmeyi ve sakat bırakmayı sürdürdüğü bildirilmiştir.

4 GÜN ÖNCE VARİL BOMBASI ATILDI

Esed rejiminin ablukasında olan ve insanların açlıktan öldüğü Yermuk Mülteci Kampına Suriye Ordu birlikleri varil bombalı saldırı düzenledi.

Suriye ordusunun Yermuk Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda 9 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Suriye Genel Devrim Konseyi’nden (SRGC) yapılan açıklamaya göre, orduya bağlı bir helikopter, uzun süredir rejim güçlerinin kuşatması altında olan başkent Şam’daki kampı "varil bombasıyla" vurdu. Saldırıda ilk belirlemelere göre 9 kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı.

YERMUK KAMPINDA AÇLIKTAN ÖLÜMLER

Suriye’nin başkenti Şam yakınlarında bulunan Yermuk Filistin mülteci kampında yardımların ulaşmaması sonucu en az 50 kişi hayatını kaybetti.

3 YILIN KISA ÖZETİ

Çoluk-çocuk dahil 120 bin kişi Esed güçleri tarafından öldürüldü. BM’nin yasakldığı başta kimyasal olmak üzere birçok kitlesel silah kullanıldı. Sivil halkın üzerine misket bombaları atıldı. Rusya, İran ve Çin her manada Esed rejimini desteklediler.

TÜRKİYE SURİYELİER’E KUCAK AÇTI

Türkiye 1 milyona yakın Suriyeli’ye topraklarını açtı ve her türlü insani ihtiyaçları karşılandı. Şimdiye kadar 2 milyar doların üzerinde para harcandı.

Son olarak dün tüm dünya kamuyounda yayınlanan fotoğraflar Türkiye’nin ve Suriye muhalefetinin haklılığını ortaya koydu.

11 BİN İNSAN İŞKENCEDEN ÖLDÜRÜLDÜ

Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi, ülkede yaşanan iç savaş boyunca, rejime bağlı askeri hastanelere ölü olarak getirilen kişilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendirildi.

Hastaneye getirilen kişilerin tamamı gözaltındayken işkence, elle boğma ve aç bırakılarak öldürülen Suriyeli muhaliflerden oluşuyordu. Askeri polis her gün, ölü olarak getirilen bu kişilerin yüz ve beden fotoğraflarını çekerek, numaralandırıp üstlerine teslim etti.

‘SEZAR’: ORTAM MEZBAHAYA DÖNDÜ!

Bulunduğu ortamın "mezbahaya" benzemeye başladığını söyleyen Caesar, bunu ispatlamak için cesetlerin toplu halde fotoğraflarını bile çekti. Daha fazla dayanamadı… Olup bitenlerden duyduğu derin endişe nedeniyle çektiği fotoğrafların bir kopyasını güvendiği bir kişiye vermeye başladı.

"Caesar", bu fotoğrafları daha sonra uluslararası insan hakları örgütleriyle ilişkili muhalif saflarındaki bir akrabası aracılığıyla Suriye dışına çıkardı. Eylül 2011 tarihinden itibaren fotoğraflar düzenli olarak yurt dışına çıkartıldı.

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: