ERGEKON DAVASI : Ergenekon’da olduğu gibi gazetecilere yine adliye yolu göründü

SORUMLU YAZI İŞLERI MÜDÜRÜ HARUN ÇÜMEN, AVUKAT HASAN GÜNAYDIN, GENEL YAYIN EDITÖRÜ ALI AKKUŞ VE YARGI MUHABIRIMIZ BÜŞRA ERDAL (SAĞDAN SOLA), YAYINLANAN HABER VE YORUMLAR SEBEBIYLE ÖNCEKI GÜN SAVCIYA IFADE VERDI.

Ergenekon ve Balyoz davalarının yargılamaları sürerken yaptığımız haberler nedeniyle Şubat 2011’de Bakırköy Adliyesi’nde aynı günde tam 23 gazeteci hakim karşısına çıkmıştık.

Haber merkezimizin neredeyse tamamı oradaydı. Üzerinden çok zaman geçmedi. Gelinen süreçte AK Parti Hükümeti, Ergenekon ve darbe davalarından hüküm giymiş olanları kurtarmak için Barolar Birliği ile çıkış yolu ararken biz yine önceki gün mesai bitimine kadar adliye koridorlarındaydık. Başta yolsuzluk ve rüşvet soruşturması olmak üzere Ankara’da görülen 28 Şubat davası ile ilgili yazılan izlenimden tutun, güncel siyasi konuların yorumlandığı yazı nedeniyle Silivri’den bile suç ihbarı gelmiş adliyeye. Gazetecilerin emniyetten kovulduğu, yayın yasaklarının geldiği, farklı haber vermenin adliye koridorlarına düşme anlamı taşıdığı bir fotoğraf ne yazık ki yakışmıyor bu ülkeye.

Ergenekon ve darbe davaları devam ederken ortaya çıkan iddiaları haber yapan gazetecileri etkisiz kılmak için yoğun bir dava tehdidi vardı. Süreçte bazı muhabirlere verilen hapis cezaları olmuştu. Yaşanan durum bir ara öyle vahim noktaya gelmişti ki, yargı alanında çalışan muhabirler sabah Bakırköy Adliyesi’nde ifade verip öğleden sonra Silivri Cezaevi’ndeki duruşmalara haber yazmaya giderdi. Aynı zamanda hukukçu olan yargı muhabirimiz Büşra Erdal, hakkında açılan 75 dava ile rekor kırmıştı. Erdal dün itibarıyla kendisine ait olan rekoru güncelleme yoluna girdi. Ankara’da süren 28 Şubat davasıyla ilgili yazdığı bir izlenim nedeniyle adliyedeydi o da. Şikayet Ankara’dan gelmiş. Başbakan’ın askerlerin gözaltı sürecinde ‘dalga dalga nereye kadar’ sözleri ile rahatsızlığını belirttiği 28 Şubat soruşturmasının dava aşamasında gazetemizde çıkan izlenim tarzındaki bir yazı bile bizzat mahkeme heyeti tarafından suç duyurusuna dönüştürülüyor. Hükümetin özel yetkili mahkemeleri kaldırmasından sonra kurulan 28 şubat mahkemesinin yaptığı suç duyuruları, biz haber yazmaya devam ettikçe artacağa benziyor.

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması ile ilgili yaptığımız haberler de soruşturma konusu oldu. İstanbul Başsavcılığı’nın ihbarından sonra yazdığımız haberlerin hesabını vermeye çağrıldık. Başta siyasi parti başkanları olmak üzere ağzını açanın hakaret edercesine konuştuğu yolsuzluk ve rüşvet gündeminden haber vermek de Başsavcılığın ihbarından sonra suç kategorisine alınmış oluyor. Rüşvet ve yolsuzluğun konuşulmasının serbest ama yazılmasının suç olduğu bir durum söz konusu. Muhabirler çalışamayınca fısıltı gazetesinin tiraj patlaması yapacağı bir dönem içine giriyoruz. Sorumlu yazı işleri müdürümüz, avukatımız ve muhabirlerimizle birlikte yeniden Bakırköy Adliyesi’ne gittiğimiz gün, bana yönelik suçlama ise bir dönem kamuoyunda Hükümet’i ve Gülen’i bitirme planı olarak bilinen belgeye yaptığım atıfla ilgili yazımdı. Hükümet darbe davalarından hüküm giymiş olanları dışarı çıkarmak için yol ve yöntem ararken Silivri’den gelen suç duyurusuna oldukça şaşırdım. Zamanlama manidar dedim.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: