KOMPLO TEORİLERİ : Tek kollu dev

48852-mason-ataturk-yahudi-israil.jpg

Tek kollu dev

İnanın her köşede "ülkeyi nasıl tekrar ele geçireceklerini" konuşuyorlar. "Kim?" diye sormayın!

BARON ve adamları yatlarda, yalılarda, smokinle katıldıkları özel gecelerde, evlerde hep konu TÜRKİYE! Gelen giden YABANCININ da haddi hesabı yok!

Türkiye’yi bu ülkenin çocuklarına bırakmaya niyetleri yok! Geldiler ve gelecekler! Ülkenin görünmeyen KÖŞESİNDE dalgalanan İNGİLİZ BAYRAĞININ inmemesi için kapıya tekrar dayanacaklar! 90 yıldır yaşanan HALÜSİNASYONUN bitmemesi için saldıracaklar!
BÜYÜK PATRON her rolü gereken kişiye dağıtmış durumda!
Replikler de belli! Gelecekler!

Nasıl Ukrayna’yı Putin’e yakın bir çizgide bırakmamak için ALMANYA’nın bağrını açtığı ünlü BOKSÖR Vitali Klitschko’yu kullanıyorlarsa bizde de birçok DEVLET adamı ve PARANIN BAŞI Londra tarafından yönetiliyordu!

Bakın, Klitschko 1971’de o zamanki Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan BELEVODSK şehrinde dünyaya geldi. Babası Vladimir Rodionovich, Sovyetler’de pilottu! Annesi Nadezhda Ulyanova ise ev hanımıydı!

Kickboks’a meraklıydı! Vurduğunu deviriyordu. Amatör olsa da herkes onu tanıyordu! Derken ilerleyen yıllarda BOKSA olan yatkınlığını keşfetti!

Ringlerde fırtına gibi esti. Ünü yayıldı! Ama UKRAYNA’nın dışına çıkması gerekiyordu! ALMANLAR imdada yetişti!

Abisiyle birlikte HAMBURG’a davet edildi! Hatırlarsınız, Hamburg kısa bir süre önce Kiev’e karşılık RUSLAR tarafından karıştırılmıştı. Hamburg’taki UNIVERSUM kulübü iki kardeşe kollarını açtı! Hem tanıtım hem de eğitim hızla devam etti!

GONG sesleri çaldığında ringe çıkan dev adam Klitschko vurduğunu indiriyordu!

ALMAN BAYRAĞINI yanına alıp ilerliyor ve dünya şampiyonluklarına, rekorlara koşuyordu! İşte bu şampiyon şimdi ülkesinin BAĞIMSIZLIĞI için meydanlarda Ukraynalılar’ı örgütlüyor!

Ülkesi adına AVRUPA BİRLİĞİ’ne çalıştığının farkında değil! Ruslar’ı kontrol edebilmek için öne sürüldüğünü bilmiyor!

İçtenlikle önlerde koşuyor, çatışıyor! Ama sonunda o kazansa bile gülen ALMANYA olacak! Çünkü ortadaki mücadele aslında onun değil! Ama o şimdilik öyle sanıyor!

Tıpkı bizim gibi! Yıllarca birbirimizi yerken kiminle mücadele ettiğimizi bilemedik! Iskaladık! Biz kavga ettikçe BARONLAR ve onların PATRONLARI kıs kıs güldü!

Ama şimdi işler onların istediği gibi gitmiyor!
Nasıl mı?

Anlatayım, hem de göz yaşartan bir hikaye ile…

Dünya tatlısı bir çocuk 10 yaşındayken trafik kazası geçirdi! Ailesi sağ olarak kurtulduysa da o SOL KOLUNU kaybetti! Oysa kendine bile söyleyemediği bir hayali vardı! Büyüyecek ve ünlü bir JUDOCU olacaktı! Bir süre içine kapandı!

Babası evladı için ne yapacağını bilemedi!
Herkes etrafında dönse de mutlu değildi!

Bir gün oğlunun hayalini öğrenen baba ünlü bir judo hocasına giderek durumu anlattı! Hoca çok akıllı biriydi. "Al getir onu!" dedi…
Ertesi sabah baba-oğul erken saatte hocanın karşısına dikildi. Hoca çocuğa dikkatlice baktı! Adeta süzdü! Dakikalar sonra "Tamam yarın sabah eşyalarınla birlikte geliyorsun ve başlıyorsun" diyerek görüşmeyi bitirdi!

Gece heyecandan uyuyamayan çocuk istenen saatte orada oldu! Salona gelen hoca ona seslendi! Ve gösterdiği hareketi aralıksız yapmasını emretti!

Çocuk büyük bir hırsla gösterilen hareketi defalarca yaptı. Bıkmadan usanmadan tekrar etti.

Ertesi gün hoca yine aynı hareketi yapmasını söyledi! Yaptı! Ancak bir iki saat sonra hocanın yanına giderek "Ben bu hareketi iyi yapıyorum. Başka bir şey göstermeyecek misin?" diye sordu.
Hocanın cevabı kısa ve netti: Çalışmaya devam et! Haftalar haftaları aylar ayları kovaladı!

Çocuk her sabah gelip bütün gün aynı hareketi yaptı. Tam bir yıl dolduğunda gidip "İnanın bu hareketi çok iyi yapıyorum. Sanırım başka bir şey öğrenmek hakkım!" dedi… Hoca başını bile kaldırmadan "Dediğimi yap!
Soru sorma" diye kestirip attı…

Çocuk hayalinden vazgeçmemek adına çalıştı, çalıştı, çalıştı…
Aradan üç yıl daha geçti…

Bir sabah hocanın odasının kapısını çaldı. "Yetmedi mi bu kadar çalıştığım. Artık bu hareketle ilgili öğrenebileceğim bir şey kalmadı!" dedi kısık ve yalvaran bir sesle…
Hoca cevap vermedi… Çaresiz antrenmana kaldığı yerden devam etti!

Ertesi sabah sürpriz vardı! Çocuk tam çalışmaya başlayacakken hoca seslendi:

Hazır ol yakında turnuva var! Orada yarışacaksın!

Çocuğun kalbi duruyordu! Bildiği tek bir hareket vardı! Ve kendisi yarışmacı olarak en iyilerin arasında mücadele edecekti…
Japonya’nın bütün otoriteleri oradaydı!

Turnuva başlamıştı… Bizim SOL kolu olmayan çocuk ilk maçına çıktı! Kendinden uzun ve güçlü bir rakiple karşılaşıyordu!

Yapacağı pek bir şey yoktu zaten! Maç başladı ve bildiği tek hareketi yaptı! Maç başlar başlamaz bitmişti! Rakip yerdeydi ve kalkamıyordu!
İkinci maç, üç, dört, beş, altı, yedi derken kolsuz çocuk YARI FİNALE geldi!
Herkes onu izliyordu!

Maç başladı! Onun için her maç aynıydı! Bildiğini yapıyor ve kazanıyordu!

Yine öyle oldu! Ona ait olan hareketle rakibini devirdi! Artık hayallerinin ötesine geçmiş turnuvada FİNALE yükselmişti!

Maçtan önce hocasına gidip "Efendim bu kadar yeter! Burası bile hayaldi. Finale çıkıp Japonya’nın en ünlü ismi karşısında rezil olmak istemiyorum!" dedi…

Hoca kendinden emindi: "Çık bildiğini yap" diye kestirip attı!

Kolu olmayan çocuk eksik olduğu yere avucunu koyup eksikliğini hissetti ve çaresiz maça çıktı! Karşısında bir dev vardı!
Yenilgisi bile yoktu! Salonu dolduranlar "Çocuğu hırpalamasa bari!" diye düşünüyordu! Derken maç başladı!

SOL KOLU olmayan çocuk en zor maçı en kolay kazandı! Tek bildiği hareketi o kadar iyi yaptı ki ŞAMPİYON yerden kalkamadı!

Çocuk şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı! Gözyaşları içinde onu vareden hocasına sarıldı. Ağlıyordu. Gözyaşlarını durduramıyordu…
Bir nefes alıp "Hocam nasıl oldu bu iş? Benim tek kolum ve bildiğim bir hareket vardı" diye sordu…

Hoca bu soruyu beklediğini hissettirerek "Bak evlat, sen bu hareketi o kadar çok çalıştın ki dünyada senden daha iyi bu hareketi yapacak hiç kimse yok.

5 yılını verdiğin bu hareketin tek bir karşılığı var!
Ancak rakiplerinin bunu yapması için senin SOL KOLUNU tutması gerekir! Ancak o da sen de yok!"

İşte TÜRKİYE böyleydi!

Dini ile, tarihi ile, bölgesi ile, kişiliği ile, destanları ile, gururu ile bağlantısı kesilmiş bir GARİP ülke olmuştu! Kişiliği ve kimliği kaybolmuştu!

Para da güç de bizim değildi! Kontrol altında öksüz bir çocuk gibiydik! Her denileni düşünmeden yapıyorduk!

Kendimizi kaybetmiştik! 150 yılda belki SOL KOLUMUZU kaybetmiştik! Ama herkese yetecek bir SAĞ KOLUMUZ daha vardı!
İşte şimdi devreye o girdi!

Onu da kesmek için geliyorlar!
Hem de her kanaldan!
Ama olsun!

SAĞ hepsine yeter de artar bile!
Gelecekleri varsa görecekleri de var!
SAĞ kol içeridekileri de dışarıdakileri de bitirir!
Burası UKRAYNA değil!

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: