FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Cemaat orduda işte böyle kumpas kuruyor

Balyoz ve Ergenekon davalarında hapis cezası alan Albay Cengiz Köylü’nün “Ergenekon’dan Balyoz’ a Asrın İftirası”adlı kitabı yayına çıktı. Kitapta uzun tutukluluk günlerinden ve dava dosyalarından bahseden Köylü, Cemaat’in “Işık evleri”ile ilgili dikkat çeken bilgilere yer verdi. Cengiz Köylü, kitabın “Işık Evlerindeki ‘Abi’lerin Komplo yöntemleri” bölümünde personel astsubay Ali Balta ile olan ilişkisini ve tutuklandıktan 2 ay sonra gerçekleşen olayları anlatıyor.

Ali ile Kayseri’de tanıştığını ve Ali’nin 15 Eylül 2008 tarihinde, personel astsubayı olarak atandığını anlatan Köylü, Ali’yi şu ifadelerle tanıtıyor: “Atandığı yerin şube müdürü, Ali’yi tanıştırmak için odama getirdi. Görünürde melek yüzlü, temiz bir çocuktu. Büromda birlikte oturduk. Çay içtik ve sohbet ettik. Kendisine çok çalışmasını, geleceğe yönelik planlar yapmasını ve destek olmak için hep yanında olacağımı söyledim. O günden sonra evrak arzı için odama her gelişinde oturdum Ali’yi. Sohbet eder, halini hatırını sorardım.”

Ali’nin, ailesinin ekonomik durumunun iyi olmadığından, lise yıllarında Denizli’de Işık Evleri’nde kaldığını, burada abi dediği kişilerle tanıştığını ve abilerinin yönlendirmesi ile Hava Astsubay Meslek Yüksekokulu sınavlarına girdiğini belirten Albay Köylü, Ali’nin sınavlarının başarılı geçtiğini ve okula kaydını yaptırdığını ifade ediyor. Cengiz Köylü, Ali’nin okuldan mezun olmasına yakın, Kayseri’ye tayin olacağının belli olması üzerine İzmir’deki bir abisinin, telefonunu Kayseri’deki Işık Evleri’nde görevli ağabeylerine verdiğini anlatıyor.

IŞIK EVLERİNİN YAPILANMA HAREKETLERİ

Kitabın ilerleyen sayfalarında Ali’nin, Kayseri’deki cemaat bağlantılarına değinen Köylü, cemaat yapılanmasını şu cümlelerle dile getiriyor: “Ali, 15 Eylül 2008 tarihinde, Kayseri’de 2. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı’na katılmış. Birkaç gün sonra, adı Tarık olan bir kişi Ali’yi telefonla aramış ve Almer isimli iş merkezinin önünde buluşmak istediğini söylemiş. Tarık, onu çevre yolu üzerindeki bir apartmana götürmüş ve burada başkalarıyla tanıştırmış. Bu kişiler arasında Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı’nda görevli, kendi yaşlarında ve aynı rütbede olan Orhan ve İsmail adında iki astsubay ile Yusuf adında bir kişi daha varmış. Yusuf, telefonlarının İzmir’den verildiğini, bundan sonra kendileri ile ilgileneceklerini ve üçünün birlikte oturmalarının daha iyi olacağını söylemiş. Daha sonra birlikte ev aramaya başlamışlar. Birkaç gün sonra tanıştıkları Bünyamin isimli abileri, onlara ev bulmuş. Üstüne bir de televizyon ve mobilya hediye etmiş. Bundan sonra dostlukları ilerlemeye başlamış.”

Bazı akşamlar abilerin, bazı akşamlarda Ali ve arkadaşları’nın yemek organizasyonları düzenlediklerini ve bu organizasyonlarda abiler tarafından Fettulah Gülen kitaplarının okunduğunu anlatan Köylü, daha sonra cemaatin büyük abileri ile arada köprü görevi gören Erdinç’in hikayesini şu şekilde anlatıyor: “Dostluklar iyice ilerledikten sonra Erdinç isimli abileriyle tanışmışlar. Abi Erdinç, yaklaşık altı-yedi ay boyunca evlerine gelip gitmiş. Erdinç, onlara 2. Hava İkmal ve Bakım Merkezi Komutanlığı’nda ve 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı’nda görev yapan subay-astsubaylarla ilgili sorular sormaya başlamış. Bazen elinde flash bellekle gelerek onların bilgisayarına takar ve bazı Excel dosyalarını açarak birtakım isimler sorarmış. Bu listelerde, birtakım subay-astsubayların gruplandırılmış olarak isimleri varmış. Bunlardan biri, Alevi olduğu tahmin edilen kişilerin listesiymiş. Bu grubun en başında da Albay Cengiz Köylü ismini görmüşler. Erdinç, onlara listelerde isimleri bulunan kişiler hakkında neler bildiklerini sorar ve bu kişilerin kimlerle aralarının iyi olduğu, ne yiyip içtikleri ve neler yaptıkları gibi bilgileri toplamalarını istemiş.

“ÜST DÜZEY KİŞİLERİ BİZ İÇERİ ALDIK”

O tarihten sonra Astsubay Ali’nin 2. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı’ndan, Astsubay Orhan ve İsmail’in de 12. Üs Komutanlığı’ndan biligiler toplayarak abilerine ilettiklerini kitabında yer veren Albay Köylü, bilgi toplama işinin ilerleyen günlerde daha da derinleştiğini şu sözlerle anlatıyor: “ Bir gün abileri öyle ayrıntılı isim listeleri getirir ki, listelerde subay-astsubay olarak ayrılmış isimler, içinde sıra no, HVBS (Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi) no, ad ve soyad, kadro yeri ve çalıştığı birimlerin yazılı olduğunu görürler. Bu kadar ayrıntılı listeyi görünce çok şaşırır ve bu listeyi kimden aldığını sorarlar. Ancak, abileri listeyi kimden aldığını onlara söylemez. Sorularına karşılık yalnızca, listeyi rütbeli abilerden aldığını, kendilerinin yalnız olmadığını , başkalarının da olduğunu ancak kendilerinin ‘sadece üçümüz varız’ olarak bilmeleri gerektiğini, başkalarını bilmelerine gerek olmadığını söyler.”Kitapta, bu listelerde eşcinsel olduğu tahmin edilen, erotik ürünlerle ilgilenen, kadın düşkünlüğü olan, erotik mağazalardan alışveriş yapanların isimlerinin yer aldığı anlatılıyor ve Erdinç’in Ali’den bu özelliklerde olduğunu düşündükleri personal hakkında bilgi toplamasını istiyor.

Köylü, kitabında toplanan bu belgelerin “Askeri Casusluk ve Şantaj” davalarında kullanıldığını ifade ediyor. Dosyalarda bulunan delillerin bu iddiasını desteklediğini söylüyor. İddianamede, asker kişilerin devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri sızdırdığı ve fuhuş yoluyla şantaj yaptırdığı gibi cümleler görülüyor. Cengiz Köylü, bir üsteğmenin tutuklanmasına neden olan, iftirayı kitabında şöyle yer veriyor: “9 Mayıs 2012 tarihinde, İzmir’de yapılan aramalarda bir işadamından ele geçirildiği iddia edilen flash bellekte soruşturmanın temelini oluşturan ve bir üsteğmenin tutuklanmasına neden olan bir belge çıkar. Belgenin en son değişklik/kayıt tarihi 18 Mayıs 2012’dir. Üsteğmen derhal serbest bırakılır.”

Ali ve arkadaşlarının, abiler içerisinde en zeki olarak görülen Yusuf ile konuşmaları Ergenekon davasının cemaat tarafından nasıl düzenlendiğini ortaya koyuyor: “Yusuf Abi’leri bir akşam evlerine geldiğinde, Ergenekon örgütünden bahseder. Yusuf Abi, büyük bir örgütü ortaya çıkardıklarını, toplumdaki bir sürü üst düzey kişiyi içeri aldıklarını, bunun iyi bir şey olduğunu, hatta Albay Cengiz Köylü ismini vurgulayarak, benim de Ergenekon Örgütü üyesi olduğum için tutuklandığımı, fakat bu tutuklamaların bununla kalmaması gerektiğini söyler. Ardından bazı isimler de vererek onların da tutuklanması gerektiğini söyler. Üst düzey bir albay hakkında, onun da ailesinin Alevi kökenli olduğunu söyleyerek bilgi ister. Yine, Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığı’nda görevli bir astsubayın ismini vererek, astsubayın yanında dinleme cihazı taşıyıp taşımadığını sorar ve bu şahsın insanları dinleyip komutanlığa bildirdiğini, bu nedenle konuşmlarına dikkat etmeleri gerektiğini söyler. Abi, kendilerinden elektronik posta adreslerini bilmedikleri birçok subay ve astsubayın elektronik posta adresini ister.”

Cengiz Köylü, kitabının ilerleyen sayfalarında Ali’nin, Yusuf’un emri ile Doküman Yönetim Sistemi’ne girerek 2. Hava İkmal ve Bakım Merkezi ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Rıdvan Uluger adına sahte belge düzenlediğini de aklatıyor.

Odatv.com

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: