ERGENEKON DAVASI : Tutuklanacak subayların listesini hangi dergi önceden yayınladı ??

Balyoz ve Ergenekon davalarında hapis cezası alan Albay Cengiz Köylü’nün “Ergenekon’dan Balyoz’ a Asrın İftirası” adlı kitabı yayına çıktı. Kitapta uzun tutukluluk günlerinden ve dava dosyalarından bahseden Köylü, “Aktüel dergisi” olayını ve sonrasında ortaya çıkan ilginç gelişmeleri kitabın “Ağustos saldırıları” bölümünde ortaya koyuyor.

MEDYA SALDIRISI BAŞLIYOR

Cengiz Köylü yazdığı kitapta, her yıl Ağustos ayının Askeri Yüksek Şura toplantılarından dolayı sıkıntılı geçtiğini ancak, son birkaç yıl terfi sırasına girenlerden terfi etmesi istenilmeyenlere “belli bir merkezden” planlı ve kararlı bir şekilde saldırılar yapıldığını anlatıyor. Fakat Köylü 2008 yılında yaşanan olayların geçmiş dönemlerden çok farklı olduğunu şu cümlelerle anlatıyor:

“20 Temmuz günü Akşam gazetesi, ’20 subaya Ergenekon sorgusu’ manşetiyle çıktı. Akşam’ın Ankara temsilcisi İsmail Küçükkaya’nın haberine göre Ergenekon operasyonu ilk defa muvazzaflara ulaşmıştı. Haber, 30 Mart 2008 tarihinde internette okuduğum haberin bir benzeriydi. Bu subaylar arasında ismim geçiyor olmasına rağmen o güne kadar bu konuda ne bana bir soru sorulmuş ne de ifadem alınmıştı. Tek fark, gazetedeki haberin ayrıntılı olmasıydı. Haber, MİT’in beş sayfalık bilgi notunun Genelkurmay Başkanlığı’na gönderildiğinden bahsediyordu.”

Kitabında, konunun Genelkurmay Başkanlığı tarafından önceden bilindiğini ve bu bilgi notunda yer alan şemanın herkes tarafından bahsedildiğini ifade eden Köylü,daha sonra bu şemanın tüm televizyonlarda gösterildiğini anlatıyor. Albay Köylü bu olayı kitabında şu ifadelerle değiniyor:

“Şema, ekranlar yavaş yavaş yakınlaştırılarak gösteriliyor ve kamera ismime odaklanıyordu. Ama şemanın tamamını göremiyordum.”

AKTÜEL DERGİSİ OLAYI

Yazdığı kitap da Benzer haberlerin Aktüel dergisinde de “Genelkurmay’a verilen Ergenekon Muvazzaflar Listesi-Korgenekon!” manşetiyle verildiğini belirten Köylü, ilginç olayı şöyle anlatıyor:

“Haberde yeni isimlerden bahsediliyordu. Yapılan çalışmalar sonucunda tespit edilen isimler, 9 Temmuz’da Genelkurmay Başkanlığı’na bildirilmişti. Bunlar arasında Orgeneral Bekir Kalyoncu, Koramiral A. Feyyaz Öğütçü, Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Tuğamiral Cem Gürdeniz ve Albay Serdar Okan Kırçiçek vardı. Bu isimlerin, Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklanan kişilerin ifadeleri ve savcılıkta bulunan kanıtlar doğrultusunda tespit edildiklerinden söz ediliyordu. Ve ismi geçen personelin, bu illegal yapılanma içinde olduğunun savcılık nezdinde kayıtlara geçirildiği iddia ediliyordu.”

MİT’in hazırladığı beş sayfalık Karargah Evleri bilgi notunda bu isimlerin hiçbirini yer almadığını dile getiren Albay Köylü, şemaya göre, askeri kesimin tepesinde yer alan kişi olarak kendisinin gözüktüğünü ancak bu isimlerden hiçbirini tanımadığını ifade ediyor. Peki neden bu isimler ortaya atılmıştı? Cengiz Köylü, kitabında yaşanan bu olay hakkında şunları söylüyor:

“Amaçları ve istekleri belliydi. Bu kişilerin terfi etmeleri istenmiyordu. Söz konusu haberlerin geçtiği bu derginin basıldığı yıla dikkatinizi çekiyorum: Temmuz 2008.”

TÜM İSİMLER AYNI SONU YAŞADI

Kitabın sonraki sayfalarında orataya atılan bu isimlerin başlarına neler geldiğini anlatan Köylü, Orgeneral Bekir Kalyoncu hakkında şu ifadelere yer veriyor:

“7. Kolordu Komutanlığı yanı sıra, uzun yıllar Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’nda görev yaptı. Genelkurmay Harekat Başkanı olduğu dönemde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanıydı. Kamuoyunda yürütülen psikolojik harekatta hiç yara almadı. Kendisini asrın iftirası Balyoz davasında tanık olarak dinledik. Herkes gibi ben de hayal kırıklığına uğradım. Koskoca Jandarma Genel Komutanı, koskoca general, çölde fırtınada uçuşan kum taneleri kadar oynaktı. Hem içim acıdı hem de öfke ile doldum. Bir şekilde Jandarma Genel Komutanı oldu, fakat gerisi gelmedi. Kara Kuvvetleri Komutanı daha sonra da GenelKurmay Başkanı olması beklenirken emekliye sevk edildi. Hedef listesine giren asla yol alamazdı! Tutuklanmaktan şimdilik kurtulmuştu.”

Cengiz Köylü, bir diğer isim Koramiral. A. Feyyaz Öğütçü ‘yü de şöyle tanıtıyor:

“Bu dergide geçen haberler, sanki onun başına geleceklerin habercisi gibiydi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki organizasyonun yöneticisi olarak tanımlanıyordu. Ergenekon davasında sanık yapılmadı, fakat adı birçok davaya karıştırıldı. Yıllar sonra Kafes Eylem Planı ve Balyoz davalarında sanık oldu. Halen tutuklu.”

Tümamiral A. Deniz Kutluk’un bu haberde, Ergenekon Örgütü adına yargı ve siyaset erkleri arasında manipülasyona sebebiyet vererek gündem yaratmakla suçlandığını belirten Köylü, Kutluk hakkında şunları söylüyor:

“Ergenekon davasında sanık olmayı başaramadı. Fakat Balyoz davasında sanık oldu. Halen tutuklu.”

Tuğamiral Cem Gürdeniz ve Albay Serdar Okan Kırçiçek’in de aynı davalardan nasibini aldığını ifade eden Albay Köylü, şunları anlatıyor:

“Çanlar, her ikisi için de çalıyordu. Haberdeki tespitler, ikisi için de benzerdi. Her ikisine, Ergenekon yapılanması içinde aktif rol oynamak ve Ergenekon Örgütü’nün hedefleri doğrultusunda, cuntaya zemin hazırlamak suçları yöneltiliyordu. Bir kez hedef listelerine alınmışlardı. O yıl ikiside terfi etti. Ama alın yazılarından kaçamadılar. İftira atölyesinde, üretim biraz zaman alacaktı. Tümamiral Cem Gürdeniz, yıllar sonra darbeye teşebbüs iddiasıyla Balyoz soruşturması kapsamında tutuklandı. Halen tutuklu. Tuğamiralliğe terfi eden Serdar Okan Kırçiçek ise, sen misin terfi eden denircesine yıllar sonra 2012 yılında, darbeye teşebbüs iddiasıyla Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. Halen tutuklu.”

Kitabın devamında bu olanları anlatmasındaki gayeyi açıklayan Köylü, bu haberlerin aylar, yıllar öncesinden, hiçbir delil olmadan nasıl yapıldığını sorguluyor ve şu sözlere yerveriyor:

“Bunları anlatmamdaki gayem, bu haberlerin aylar, yıllar öncesinden, hiçbir delil olmadan nasıl yapılabildiğidir. Çünkü gelecekte yaşanacak olanlar, ancak iftira çetesi tarafından bilinebilirdi. Bir iftira atölyesi vardı. Ve bu atölyenin çırakları da ‘misyon medyası’ydı. Fişlenenler aslında bizlerdik. Bir şekilde, sahte delillerle hepimiz hakkında suçlar yaratılmıştı. Bunun böyle olduğunun, bu çarkın böyle çalıştığının bundan büyük delili olabilir miydi?”

Onur Özcan

Odatv.com

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: