MK ULTRA PROJESİ : Bir MK ULTRA MAĞDURU’nun ağzından Zihin Kontrolüne karşı Nöro-Savunma Stratejisi

Zihin kontrolune karsi nöro-savunma stratejisi

Zihin kontrolü projesine karşı davranış modeli saptama !

Hazırlayan : Yılmaz ERKONAT (MK ULTRA MAĞDURU) / 2007

Project freedom ve diğer ilgili sitelerden derlenmiştir.

Değerli üyeler;

Sizlere bir süre önce bir zihin kontrolü projesinin işleyiş tekniği ve sistematiğine ilişkin bazı detaylardan bahsetmiştik

Ancak, bir zihin kontrolü projesine dahil edilen bir kişinin neler yapabileceğine, nasıl tepki verebileceğine, kısacası bu projenin amacı "istihbarat toplama" ise "istihbarata nasıl karşı koyacağına" ilişkin tespitlerimizi sonraya bırakmıştık.

Daha öncede bahsettiğimiz gibi "istihbarat toplama" diplomasi sanatını da içine alan karmaşık bir sistemler bütünüdür. Dolayısiyle her ülkenin gerek sınırları içerisinde gerekde sınırları dışında istihbarat ağları (Agent Network)bulunmakta ve bu kadrolar her türlü teknolojik ekipmanı kullanarak tüm ham verileri analiz edebilecek bir istihbarat dairesinden geçirmektedirler. Bununla ilgili bilgiyi Intro’muzda bulunan "İstihbarat Döngüsü" şemasında da net olarak görebilirsiniz.

İstihbarat toplama da aslolan şudur.

Öncelikle gerek HUMINT gerekse diğer kaynaklardan (OSINT,IMINT vs..) istihbarat elde edilir. (bkz. FILES menüsü İstihbari Teşekküller ve Terimler dosyası)

· Tüm veriler güvenilir kaynaklara teyid ettirilir.

· Gelen datalar işlenmemiş ham veridir.

· Ham veri istihbarat analizcileri tarafından işlenir. Veri analiz edilerek ürün (product) elde edilmeye çalışılır.

· Gelen veriler ışığında gerekli tedbir faaliyetleri yada istihbaratı alınan konu hakkında ilgili kısımlar (örn: terör ile ilgili anti-terör, terörle mücadele birimleri, organize bir suç ise organize suçlar masası vb…) bilgilendirilir. Bunun yanında devletin çeşitli ilgili birimleri de bu bilgilendirmeye dahil edilir. Tüm ülkelerde istihbaratı, istihbaratı yapan kuruluş ile yürütmeyi yapan (iktidar) arasında koordinasyon birimi bulunur. İstihbarat birimi bilgiyi verir ancak insiyatif istihbarat kuruluşunda olmakla beraber hassas durumlarda yürütme de karara etki edebilir. (Milli Güvenlik yada daha hassas bir olası durum…)

Yukarıda bahsettiklerimizin projeksiyonunda, kullanılan teknolojinin "gizli ve devlet sırrı kapsamında" olduğunu önceki yazımızda aktarmıştık.

Şimdi bu şekilde bir takip faaliyetine uğrayan bir kişinin neler yapabileceğine ilişkin tespitlerimizi sıralayalım.

Birinci kural zihin kontrolü yapılan kişi hakkında mutlak ve mutlak surette bilgi derlenmek istenmektedir. İzlenen kişiye karşı kontrolü yapan grup tarafından sistematik olarak bir kalabalık psikolojisi oluşturularak zihnen ve bedenen yıkılması hedeflenmekte, bu şekilde istihbarat toplama çalışması yapan grup tarafından istenilen her şeyin yaptırılabileceği öngörülmektedir.

Kısacası izlenen şahıs 7*24 olarak göz hapsinde tutularak grubun bilgisi olmadan hiç bir şey yapamayacağı psikolojik yöntemler kullanılarak dikte ettirilir. (Sizin hassas olduğunuz durumlar-mizansenler yaratılır) Fakat bir gerçeği asla unutmamak gerekirki eğer zihin kontrolü yapılan şahsın gizli bir illegal teması yada bir açığı var ise bu kontrolün sonucu mutlaka başarılı olacaktır. O nedenle kontr-takibe uğrayan şahsın bir açığı olmaması yani vicdani sorumluluğu olmaması gerekir.

Aksi takdirde grup kesinlikle bu bilgiye ulaşacak ve şahsa istediğini yaptırabilecek psikolojik üstünlüğe sahip olabilecektir. Örneğin, yabancı bir servise çalışan bir kişinin "angajmana" (taraf değiştirme yada double kullanım) uğramaya zorlanarak kontr-takibi yapan gruba da "double" olarak hizmet etmeye zorlanması gibi…

Diğer bir gerçekte takibi yapılan şahsın mutlak surette net bir duruşu olması ve bu duruşundan hiç bir surette ayrılmaması gerekir. Çünkü hiç bir LEGAL kuruluş istihbaratı yapılan şahıs yada şahıslar hakkında gizli harp yöntemi olan psiko-sorgu tekniklerini uygulamaz. Tüm legal kuruluşlar izledikleri şahıs hakkında suç unsuru "maddi delil" (daha da açarsak parasal yada ideolojik bağlantı vs…) tespit etmeden psikolojik yöntemleri kullanarak bilgi alma yetkisine sahip değillerdir.

Devam edelim….

Öncelikle izlenecek şahsın yada grubun maddi bir delil olan illegal bağlantısını tespit eder ve eğer izlenmesi gerekiyorsa izlerler. Unutmayalımki, hukuğun bir numaralı kuralı "herkes suçlu olduğu kanıtlanana kadar suçsuzdur." ilkesi demokratik yönetime sahip tüm ülkeler tarafından temel kural olarak alınmıştır.

Grup şahsın psikolojik yapısını netleştirmiş olduğundan normal davranışına uymayan her türlü görsel hareketini "yapmacık" bulacaktır.

Kontr-takibi yapan grup şahıs hakkında bilgi toplamak için her türlü yolu deneyecektir. Ellerinde ki ekipman ile vücudunuzdaki her hangi bir bölgeye yönelik "algılama yaptıracak şekilde" dokunmalar yapacak sizin o an düşündüğünüz konu hakkında "evet … ne düşünüğünü biliyorum…" tezini uygulayacaklardır. Aslında sizin hakkında bilgi alabilmek amaciyle "tesadüfleri" kullanacak böylece "senkron" nedeniyle sizin şu anda aklımdan geçenleri dinliyor ve görüyorlar neticesine varmanızı istemektedirler.

Ancak dünyada hiç bir teknoloji "on line" yani o anda ne düşünebileceğinizi yada neyi hayal edebileceğinizi ölçemez, göremez, dinleyemez.

Ancak grup bunun psikolojik algoritmasını çok iyi uygulayabildiklerinden ancak "tesadüfler" kanalı ile sizi kitlemeye çalışırlar.

Zira hiç bir teknoloji sizin düşüncelerinizi on-line olarak kontrol edemez ancak düşüncelerinizi yani aklınızdan geçirdiğinizi işitsel korteksi atlayarak sesli düşüncelere çevirebilir.

(Bu konu hala belirli çevreler tarafından DEZENFORMASYON yada KOMPLO TEOREMİ olarak adlandırılmakta. Ancak, geçtiğimiz aylarda NASA tarafından açıklanan SUBLUMINAL SPEECHES projesinde uzayda astronotların düşüncelerin kompütere sesli olarak aktarımının başarıldığına yönelik bir makale yayınlanmıştı. İsteyenler NASA’nın web sitesinden bu makaleye ulaşabilirler.)

Bu durumda sizin karşı durabileceğiniz tek duruş, size karşı uyguladıkları bu "tesadüfleri kullanma" metodunu gruba karşı uygulamak yani bir anlamda size doğrulttukları silahı karşı tarafa yöneltmektir.

Unutmayın istihbarat teknolojileri kişiler üzerinde net bir kontrol kurabilmek amaciyle psikolojik bir çok metodu kullanabilir. Yani kontr-takibe uğrayan kişi/ler hakkında delil toplama amaciyle bu takibi devam ettirir, bu amaçla televizyon-radyo gibi materyalleri de kullanırlar.

· Size verdikleri algılamalar ile konu yada konulara ilişkin tepkinizi ölçmeye çalışır.

· Nötr kaldığınızda sizi tabiri caizse "gaz vererek" teşvik ederek yönlendirmeye çalışırlar.

· Tatlı dil ile amaca ulaşamayınca sizi aşağılamaya, argo tabiri ile ezmeye çalışırlar.

· Fakat hep bir şekilde "sana öyle geliyor" tezini çok iyi şekilde uygulayarak psikolojik üstünlüğün kendilerinde olduğunu şahsa kabul ettirirler. Bu "gözdağı"dır.

· İstedikleri olmadığında bir çok kılığa girer, yani istedikleri konuya sarabilirler. Bu anlamda çok iyi birer aktördürler. Yani bir açık verdiğinizde (gelen algılamaya) üzerinize gelirler, sizi korkutmaya çalışır istedikleri olmadığında farklı modellemelere yönelirler.

· Sizin net bir duruşunuz olsa bile onların yoktur. Bilgi alabilme aşkına istedikleri kişi yada kurum olabilirler. Ama bu uygulamada asıl rol televizyon ve radyo gibi kanallardadır. Sizden bilgi alma amaciyle televizyon-radyo gibi materyalleri rahatlıkla kullanırlar.

· Bütün bunlar sizin algılamalarınızı kullanarak sizden tabiri caizse "delil almak" amacını taşıdığından sizin de yapabileceğiniz tek şey onların algılamalarını bozmaktır.

· Yani öncelikle tez-anti tezler üretmeleri, size gönderilen algılama ile tezi yada anti-tezi öne çıkartmaktır.

· Aklınızdan istediğiniz kadar görsel işitsel imge gönderebilirsiniz. İstediğiniz gibi sahte delil yada gerçek delil kavramına sarabilirsiniz. (Hangisinin gerçek hangisinin sahte bilgi olduğunu ayıramazlar)

· Grup sizin işitsel kanalınızdayken sanki onların dışında da başka bir grup varmış (sizden taraf) ve siz bu grup ile irtibattaymışsınız gibi algılama gönderebilirsiniz. (Nasıl olsa onlar bunu delillendiremezler)

· Savunma sistemleriniz (hareketleriniz, düşünceleriniz) yani psiko-durumunuz net olmalı. Kendi kendinize doğru yargılara varabilmeniz için oto-kontrolünüz iyi olmalıdır.

· Unutmayın, günümüzde psiko-sorgu ve mülakat teknikleri son derece gelişmiştir ve tüm gelişmiş ülkeler "psikolojik savaş" materyallerini çok iyi derecede kullanılabilir duruma getirmişlerdir. Tüm bunlar birkitleyi yada zümreyi sürekli duruma göre iyi, duruma göre kötü propaganda etkisinde bırakarak sürekli kontrol etmeyi amaçlar.

Psikolojik harp, bir çeşit gayi nizami harp’tir. Sadece kullanılan yöntemler silah olarak adından da anlaşılacağı gibi psikoloji bilimini kullanarak insan/lar üzerinde baskı-etki kurma mantalitesine dayanır. Yukarıda bahsettiklerimizin "ütopik" yada "alacakaranlık kuşağı" kıvamında olduğunun farkındayız. Ancak, analitik düşünce sistemi gelişmiş her insan, kendi vücudunun yada kapasitesinin ne olduğunu anlayabilecek, dışarıdan gelen algılamalar ile kendi organizmasının tepkilerini ayrıştırabilecek temel tıbbi bilgiye sahiptir. Yani her hassas organizma kendisine karşı yürütülen bir çalışmayı çok net bir şekilde anlayabilir buna göre karşı nöro-atak davranış modeli geliştirebilir.

Sorguda nöro-davranış atak modelinin kullanılması tüm istihbarat kuruluşlarında "sorgu uzmanları" tarafından yıllardan beri uygulanmakta, böylece sorgulanan şahsın "kırılma nokta"larının tespit edilmesini teşhis ve tespit ederek, şahıs ve bildikleri hakkında net ve doğru bilgiler elde edilmektedir.

Kontr-takipteki şahıs/ların göz temasından bilgi alınmaya çalışılması da bunlardan biridir. Kullanılan teknoloji sizin evinizde televizyon seyrederken yada dışarıda kamuya açık bir yerde hangi obje-canlı ile göz temasınız kurduğunu ve vücudunuzdaki kimyasal reaksiyonları ölçerek obje-canlı aranızdaki ilişkiyi delillendirmeye çalışırlar.

Bir örnek vermek gerekirse, caddede yürürken gruba dahil bir kişinin size yönelik bir tehdit algılaması (örneğin silah gösterme veya buna benzer) yönelttiğinde vücudunuzdaki kimyasal reaksiyondan (nabzınızın birden bire hızlanması yada ani terleme gibi) bu tepkinizi ölçmeye çalışırlar. Bu sık kullanılan bir yöntemdir. Kişinin nelerden korktuğunu yada nelere tepki verdiğinin belirlenmesi için bu tip bir çok mizansen kullanılabilir. Yapacağınız şeylerden biri oynadıkları oyuna katkıda bulunup onların algılamasını bozmaktır. Onlar "cin olmadan adam çarpma" oyununu çok iyi oynarlar.

Bırakın oyunu istedikleri kontrol ettiklerini sansınlar. Nasıl olsa işlerine gelmeyince tabiri caizse "abisinin" ayaklarına yatacaklardır. Evinizde televizyon seyrederken de kanalları kullanarak kendilerince algılamalar gönderebilirler. Bu, bu yöntemin bir çok çeşidinden biridir.

Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgileri yine zaman içerisinde sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz, tabiiki bize gelen bu metodun daha farklı versiyonlarını bu konudaki kaynaklarla ilintili olarak aktarmayı düşünüyoruz.

Teknolojinin yarınlarımıza ışık tutması dileği ile;

DSS

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: