DOÇ. DR. BEKİR ÇINAR (EPOKA ÜNIVERSİTESİ -TİRAN – ARNAVUTLUK) : Yeni başlayanlar için ‘ist ihbarat operasyonları’

Türkiye’de ‘İstihbarat’ bilinmiyor. Bilinmediği için birçok kimse istihbarat kelimesini ya da Milli İstihbarat ifadesini duyunca, her şeyi yapmaya yetkili bir devlet organının varlığını düşünüyor.

Bu doğru değil. Bütün dünyadaki devletlerde olduğu gibi, Türkiye’de de devleti yöneten birimlerin daha doğru karar almasına yardımcı olmak için Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kurulmuştur ve varlığını Osmanlı’dan beri sürdüren çok az kurumdan birisidir.

Bu yazıda MİT konu edilmeyecektir. Buna karşılık demokratik ülkelerde ‘örtülü operasyon (covered operation)’ olarak adlandırılan ve literatürde ‘hükümet ajanlarının başka bir devletin siyasetini gizlice etkilemesi’ olarak tanımlanan olgu üzerinde durulacak. Daha sonra demokratik bir devlette bunu yapmanın ne kadar etik olup olmayacağı ve kimlerin yapacağı tartışılacaktır.

Örtülü operasyonlar bir ülkede planlanır ve başka bir ülkede eyleme dönüştürülür. Başarısı da hedef ülke vatandaşlarının ne derece ‘gizli ajan’ olarak çalışmayı kabul edip etmeyecekleriyle doğru orantılıdır. Yapılan araştırmalar ve uygulamaları yapanların hatıralarına bakıldığında, yabancıların örtülü operasyonlarda görev almaları üç kategoride toplanmaktadır: Parayla satın alınanlar; ideolojik sebeplerle istihdam edilenler; ve zorlayarak eylem yaptırılanlar. Örtülü operasyonlar aslında siyasi amaçlara ulaşmak için yapılır. Bununla birlikte üç alt başlıkta tartışılabilir: 1) siyasi operasyonlar, propaganda, siyasi liderlere, muhalefet gruplarına ve farklı etnik gruplara mali yardım; 2) askeri darbe; 3) suikast. Sonuç almak için bu eylemlerin birisi ya da her ikisi birlikte uygulanır. Özellikle doğrudan siyasi operasyonlara bakıldığında paranın ana eksende yer aldığı bütün faaliyetleri birlikte düşünmek gerekir. Yukarıda sayılan operasyonların yapılması bir süreç içerisinde sürdürülür.

Süreç bazen çok kısa sürede tamamlanırken, bazı durumlarda yıllar sürebilir. Hangi operasyon türünün sonuç alıcı olacağına istihbarata göre karar verilir. Örtülü operasyonlar tarihi olarak birçok devletin dış politikasının bir parçası olarak da kullanılagelmiştir. Günümüzde ise bazı özel şartlarda başvurulan bir yöntem olduğundan uzmanlar daha çok etik/meşru olup olmadığını tartışmaktadırlar. Etik olduğunu savunanlar ‘Adil Savaş (Just War)’ prensipleri çerçevesinde bir meşruiyet aramaktadırlar. Başka bir ifadeyle daha az riskli ve zararlı olabilecek operasyonun daha fazla riskli ve zararlı olabilecek savaşa tercih edilebileceğinin üzerinde durmaktadırlar.

Başta belirtelim ki, operasyon yapmak yasal bir faaliyet değildir. Hem demokratik hukuk kurallarına hem de uluslararası hukuka aykırıdır. Bu nedenle hiçbir demokratik ülkenin yasal düzenlemeleri bu tür bir eyleme destek verecek düzenlemeleri içermez. Suçu meşrulaştıracak bir yasal düzenlemenin yapılması mümkün olmayacağına göre, herhalde örtülü operasyonlar ve bu operasyonları gerçekleştirenler suç işleyeceklerdir.

O zaman şu soru öne çıkmaktadır: Bu suçu kim işleyecektir? Demokratik ülkelerde operasyonu yapacak kişi, ya da kurumdan daha çok, bu eylemin yapılmasına kimin karar vereceği önem arz etmektedir. Dolayısıyla karar veren kişi her ne kadar eylemi kendisi yerine getirmiyorsa da, yerine getirenin hem cezai hem de diğer sorumluluklarını üzerine almaktadır. Operasyon ortaya çıktığında var olan yasal düzenlemelerin gerektirdiği cezalara çarptırılmaktadırlar. Bu nedenle bir operasyona karar vermek ne sanıldığı kadar kolay bir iştir ne de eylemi gerçekleştirilmesi için seçilen kişiler sıradan insanlardır. Örtülü operasyonların temel özelliği bu operasyonları kimin yaptığının ve kim tarafından yaptırıldığının bilinmemesidir. Süreç şu şekilde işlemektedir: Demokratik ülkelerde operasyon kararını siyasal olarak sorumluluğu üstlenecek, devlet başkanları ya da başbakanlar verirler ve bunların dışında herhangi bir kişi bu konuda karar veremez. Karar verildikten sonra operasyonu kimin yapacağı önem arz etmektedir. Yukarıda söz edildiği üzere, eylemi eylem yapılacak ülke vatandaşları yapacaklardır. Yakalandıklarında ise eylemi yaptıranları açıklamayacaklar ya da açıklasalar bile, istihbarat birimleri önceden hazırladıkları dezenformasyon yöntemleriyle buna inanılmamasını sağlayacaklardır. Diğer bir husus ise eylemi yaptıranlar yalanlayacaklardır. Sonuncusu ise eylemi yapanlara da eylem yapılarak, güvenlik birimlerinin ‘neden-sonuç’ yöntemiyle sonuca ulaşmasını engellemek yöntemidir.

Bütün bunlara rağmen, eğer örtülü operasyon açık hale gelmişse, siyasi olarak karar veren kişi bunun sonucuna katlanacaktır. Yasa dışı eyleminin sonucunu hem iç hukuka hem de uluslararası hukuka göre suç işlemiş olacağından yargılanacak ve gerekli cezaya çarptırılacaktır. Bu kişinin siyasal hayatı da sona ermiş olacaktır. Örtülü operasyonlar, demokratik devletlerin, yukarıda da ifade edildiği gibi müracaat ettiği bir yöntem değildir. Bunun yerine yasal ve meşru yöntemler kullanılmakta ve daha etkili olmaktadır. Bu yöntemlerin başında kamu diplomasisi, birden fazla devletin ortak hareket etmesi ve uluslararası ticaret gelmektedir ki, günümüzde demokratik devletler bu yöntemi örtülü operasyonlara tercih etmektedirler. Türkiye’nin Suriye’ye yönelik olarak sürdürdüğü ve kamuoyunu ciddi olarak meşgul eden MİT olayının merkezinde yer aldığı eylemleri demokratik devletlerin istihbarat çalışmalarıyla karşılaştırma imkânı olmadığı gibi, örtülü operasyonlar çerçevesinde de değerlendirmek mümkün değildir.

Zira hem Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına göre hem de uluslararası hukuka göre suç işlemektedirler ki, bugün soruşturma ve kovuşturmaya tabi tutulmuyor olmaları gelecekte de aynı olacağı anlamına gelmez. Yarın bir şekilde Suriye’deki ‘vahşet’ uluslararası mahkemede yargılanmaya başlandığında Türkiye’nin de suçlanmayacağının garantisi mevcut değildir. MİT örtülü olarak yapılacak bir eylemi, kendi üzerine alarak hem eylemi destekleyenlerin hem de eylemi yapanların kimliklerinin gizli kalması ilkesini ihlal etmiş olmaktadır ki, baştan beri anlatıldığı üzere örtülü operasyonlar zaten yasa dışı eylemlerdir.

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: