ERGENEKON DAVASI : Odatv, Balyoz gibi davalarda kullanılan virüsün kaynağı neresi

Balyoz, Ergenekon, Odatv gibi davalardaki dijital delilleri inceleyen Arsenal Adli Bilişim Şirketi’nin ABD’de araştırdığı bir olay, Cemaat’e bağlı devlet içindeki bir ekibin, devlet kaynaklarını kullanarak kendi işlerini gördükleri şüphelerini artırıyor.

Sol gazetesinden Yiğit Günay, ABD’li adli bilişim şirketi Arsenal’in şefi Mark G. Spencer’la yaptığı söyleşiye bugün de devam etti.

Röportajda Spencer, dijital delilleri inceledikleri Balyoz, Poyrazköy-ÇYDD, Odatv, Ergenekon gibi davalardaki komploları kuran kişilerin kim olduğunu tam olarak bilmemelerine rağmen bunun bir ekip olduğu izlenimi edindiklerini belirtmiş ve “Giderek kendilerini geliştirdiler” demişti.

Spercer’a göre gelişim, kabaca şu şekilde ilerledi:

"İlk dönemde kurulan dijital komplolarda çete, delil olarak alınan harddisk’lere ve CD’lere, sonradan başka bilgisayar üzerinden dosyalar ekliyordu. Bunun yakalandığı anlaşıldıktan sonra, teknik olarak daha dikkatli olmaya başladılar. Ardından Odatv’de, ofisteki bilgisayarlara dışarıdan kötü amaçlı yazılım vasıtasıyla kimi dosyalar yüklendi. Bu, daha profesyonel bir işti.

AKADEMİSYENE VİRÜS

Ancak gelişimin şimdiye kadar bilinen tepe noktası, ABD’deki bir olay gibi gözüküyor. 2013 Haziran ayı başında ABD’li bir kadın akademisyen, Harvard Üniversitesi’nden bir meslektaşından e-posta aldı. E-postanın konusu, “Fethullah Gülen Cemaati”ydi. Kadın akademisyen de, gönderen meslektaşı da Gülen Cemaati’nin ABD’deki faaliyetleriyle ilgileniyordu.

Ancak e-postayı gönderen kişinin adresinin “harvard.edu” yerine “hardward.edu” şeklinde olduğunu fark edince, ABD’li akademisyen Arsenal’le bağlantı kurdu.

Arsenal ve Rus bilişim şirketi Kaspersky’nin uzmanlarının çalışmaları, e-postada “Remote Control System”, Türkçesiyle “Uzaktan Kontrol Sistemi” adlı bir virüs bulunduğunu tespit etti.

ŞİRKET YANIT VERMEDİ

“Uzaktan Kontrol Sistemi”, İtalya merkezli Hacking Team adlı bir yazılım firması tarafından geliştiriliyor. Firma, bu sistemi yalnızca devletlere satıyor, özel kişi ve şirketlere satmıyor. Sistem, sızdığı bilgisayar veya akıllı telefondaki tüm özel yazışmaları, şifreleri ve benzeri bilgileri alabilmesinin yanında, makinenin mikrofonunu da açarak ortam dinlemesi yapılabilmesini ve Skype gibi sesli sohbet programları kanalıyla yapılan görüşmelerin kaydedilmesini sağlıyor.

Hacking Team şirketi, bu virüsü Türkiye’ye satıp satmadıkları yönündeki sorumuzu yanıtsız bıraktı.

Spencer, Kaspersky dışında hiçbir kurum, olayın aydınlatılması konusunda kendileriyle işbirliği yapmadığı için saldırıyı düzenleyenlerin kimliklerini açığa çıkaramadıklarını belirtiyor.

Fakat e-postanın konusu ve gönderen ve gönderilen akademisyenlerin çalışmaları, komplonun arkasında Cemaat’e yakın bir ekibin olması ihtimalini güçlendiriyor.

Hacking Team’in bu çok etkili yazılımı yalnızca devletlere satıyor olması, Emniyet veya İstihbarat içerisindeki Cemaat kadrolarının, bu yazılımı kendi amaçları için de kullanıyor olabileceklerine işaret ediyor.

Yıllarca süren ve Türkiye siyasetine damga vuran dijital delilli siyasi davaların ardından, kim oldukları açığa çıkarılmamış olan çetenin daha da tehlikeli hale geldiği ortada."

Odatv.com

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: