İRAN ANALİZ : SURİYE’YE ALTINCI İSRAİL SALDIRISI VE ESED-İRAN-Hİ ZBULLAH’IN PALAVRA POLİTİKASI

İRAN ANALİZ / Suriye toprakları içerisinde hareketli veya sabit hedeflere yönelik olarak İsrail savaş uçaklarının gerçekleştirdiği saldırılar, devrimin başladığı Mart 2011 tarihinden bu yana altıncıya ulaştı. Direk ilan etmeksizin gerçekleştirilen bu altı ayrı saldırıya karşılık vereceği yönünde 1970′den beri slogan atan Esed rejiminin yine hiçbir şey yapmadan, kendi halkına yönelik etnik temizlik saldırılarına devam edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar, tüm bu saldırılar karşısında Esed, İran ve Hizbullah örgütünün iddialarını, sert demeçleri ve basındaki haberleri palavra politikası şeklinde değerlendiriyor.

Esed rejimine yönelik İsrail işgal güçlerinin gerçekleştirdiği saldırıları değerlendiren Lübnanlı yazar Faadhi al-Shaamiya’nın yazısı aşağıdaki makalenin ana çerçevesini oluşturmaktadır.

Güvenlik ve istihbarat anlamında Esed rejiminin ne kadar zayıf olduğunu gösteren bu saldırılar, aynı zamanda 1970 yılından bu yana gerek İsrail, gerek İran gerekse her ikisinin desteklediği Hizbullah terör örgütünün sözde İsrail rejimine karşı direniş ekseni olduğu, herhangi bir saldırı olduğunda buna en şiddetli şekilde karşılık vereceği yönünde medyatik tehditlerinin içinin bir kez daha boş olduğunu ortaya koyuyor.

Mart 2011 tarihli barışçıl gösterileri bastırmak için devlete bağlı emniyet, ordu, onlarca ayrı istihbarat örgütü ve tüm resmi kurumları harekete geçiren Esed rejimi, aynı zaman diliminde insanları bıçaklar, satırlarla kesecek kadar ileri giden Alevi Şebbiha çetelerini, Irak, Lübnan ve farklı ülkelerden paramiliter Şii terör güçlerini kullandı. Tüm bunlara rağmen altı ay sonra silahlı bir direnişe zorunlu olarak başvuran Suriye halkını bastırmak için ağır silahlar, scud füzeleri, helikopterler, uçaklar, tanklar ve hatta kimyasal silahları kullanan Esed rejiminin İsrail’in açıkça kendisine yönelik saldırılarına tek bir karşılık dahi vermediği, veremediği görülüyor.

Televizyon ekranları ve resmi medyasında İsrail’e büyük büyük laflar eden, tehditler savuran Hameney ve İranlı yetkililerin, Beşşar Esed ve Suriyeli yetkililerin, Nasrallah ve Hizbullah yetkililerinin tüm bu söylediklerinin koca bir balondan ibaret olduğu, yalanlarla kamuoyunu aldatmaktan başka işe yaramadığı yönünde geniş bir konsensüs var. Bu çerçevede örneğin Hasan Nassallah, 9 Ocak tarihli konuşmasında İsrail’in Şam saldırısının Suriye’yi düşman İsrail ile mücadele çemberinden çıkarmayı hedeflediğini iddia etmişti. Sözde stratejik hedefleri vuran İsrail’e verilecek karşılığın da yine stratejik bir hedef olacağı cümlesini eklemeyi unutmamıştı Nasrallah! Buna benzer onlarca konuşması olan Esed rejiminin de Nasrallah’ın da bunca yıla rağmen, benzer saldırıların defalara tekrarlanmasına rağmen bu içi boş cümleleri kullanmaya devam ettiği görüldü.

Hatta bununla da yetinmeyen Nasrallah, sözde Esed rejiminin çok gelişmiş silahları kendilerine verdiklerini ve Golan cephesinin de açılarak İsrail’e bir halk direnişi başlatılacağını söylemekteydi. Gel gör ki bunun da palavra olduğu bir kez daha İsrail savaş uçaklarının Suriye içinde gerçekleştirdiği hava saldırısında anlaşılacaktı. İsrail, uçaksavar füzelerini barındıran bir Suriye hedefini 30 Ekim tarihinde vurdu. İddialara göre Hizbullah’a bazı malzemeler götürülüyordu. Yediot Ahranot ve CNN, 2013 tarihli haberlerinde İsrailli yetkililerden sızdırıldığını söylediği bazı bilgiler paylaştı. Buna rağmen Esed ve müttefiklerinden çıt çıkmadı!

03.11.2013 tarihinde Kuveyt er-Rey Gazetesi Hizbullah liderliğine dayandırdığı iddiasıyla verdiği haberinde örgütün, İsrail’e beklemediği bir anda bir cevabı planladığını ileri sürmekteydi. Oysa hiçbir şey olmadı. Bolca servis edilen haberler, pohpohlamalar ile Esed rejiminin hala güçlü olduğu, Hizbullah’ın İsrail rejimine büyük tehdit olduğu yönündeki propagandalar tüm hızıyla devam etti. S-300 tipi füzelerin Hizbullah’a verileceği yönünde endişeler taşıyan İsrail’in bir saldırı yapacağı dedikoları yer aldı. Bunların Lazkiye’ye nakledildiği bildirilirken, burada yaşanan patlamaya dair net bilgiler ise verilmedi. Yediot Ahranot patlamanın sebebinin bilinmediği iddiasını paylaşırken bir diğer İsrail kanalı Haaretz, İsrail savaş uçaklarının Esed’in memleketi olan Lazkiye’deki S-300 füzelerinin bulunduğu hedefi bombaladığını yazdı. Ki o gece Suriye sınırındaki Lübnan’nın Hermel, Baalbek bölgesinin üstünde İsrail düşman uçaklarının birçok uçuşu olduğunu Hizbullah kaynakları belirtmekteydi.

Buna karşın İsrail saldırılarının hedef aldığı bazı yerlerle ilgili olarak Suriyeli direniş kaynakları da çeşitli açıklamalar yapmaktaydı. Esed rejimine ait askeri hedefleri ele geçiren direnişçilerin İsrail güçlerince hedef alındığı, bu saldırılarla sözde Esed rejiminin İsrail karşıtı olduğu yönündeki içi boş iddianın güçlendirilmeye çalışıldığı, direniş ile İsrail arasında bir ilişki varmış gibi gösterilmeye çalışıldığı gibi iddialar da hatırlatılmaktaydı. Örnğein Golan tepelerinde başarılar elde ederek ilerleyen direnişçilere İsrail tankları ateş açmakta, burada sıkışan Esed güçleri kurtarılmaktaydı. Her ne olursa olsun Hafız Esed’in sarayının üstünde taciz uçuşu yapan, bazı tesisleri vuran ve hala açıkça saldırılarını devam ettiren İsrail rejimiyle Esed-İran-Hizbullah veya Maliki’nin bir derdinin olmadığı, bunlara karşı stratejik bir düşmanlık taşımadığı çok net bir şekilde, ortadaki veriler ve bilgiler ışığında bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Reklamlar

Etiketlendi:, , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: