ANALİZ : Genç nüfus büyük fırsat; kıymetini bilene

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı nüfus istatistikleri ilginç ayrıntılar içeriyor. Yaş ortalamalarına göre nüfus oranları değerlendirildiğinde, genç nüfusun fazlalığı hemen dikkat çekiyor.

Nüfusta en yoğun olan yaş grubunu 6 milyon 472 bin 722 kişi ile 15-19 arası gençler oluşturuyor. 0-35 yaş arası nüfus da 44 milyon 371 bin 561 kişi.

İstatistikte dikkat çekici başka ayrıntılar da var. Mesela, Ankara nüfusunun çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Başkentte yaşayan kadın sayısı, erkeklerden 30 bin 33 kişi daha fazla. Ankara’da 2 milyon 537 bin 558 kadın, 2 milyon 507 bin 525 erkek yaşıyor. Konya ve Samsun da kadın nüfusunun erkek nüfustan fazla olduğu diğer iller. Buna karşılık erkek nüfusun kadın nüfusundan en fazla olduğu il İstanbul. Cinsiyete göre nüfus dağılımı şöyle: 7 milyon 115 bin 721 erkek, 7 milyon 44 bin 746 kadın. Aradaki fark erkekler lehine 70 bin 95 kişi. Erkek nüfusunun kadın nüfusundan fazla olduğu diğer önde gelen iller de Tekirdağ ve Antalya. Kadın erkek nüfusunun birbirine en yakın olduğu il Balıkesir. Aradaki fark sadece 45 kişi. Ülke genelinde erkek sayısı kadınlarınkinden fazla. 76 milyon 667 bin 864 kişinin 38 milyon 473 bin 360’ı erkek, 38 milyon 194 bin 504’ü kadın.

Şimdi bir de işin istihdam tarafına bakalım. Ekim 2013 itibarıyla işsizlik oranı yüzde 9,7. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise yüzde 19,3. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,7, kadınlarda yüzde 30,6.

Türkiye genç nüfusu ile büyük bir potansiyel barındırıyor. Ama bu potansiyelin verimli olarak kullanılması için, istihdam piyasası ortada iken eğitim-istihdam arasındaki kopukluğu kapatmak adına yeterli çaba harcanıyor mu sorusunun cevabı var mı bakmak lazım. Burada Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın istihdam piyasasında yaşanan sıkıntılara değinirken kullandığı şu cümleye bir kez daha dikkat çekelim: “OECD ülkeleri arasında eğitim seviyesi en düşük ülke Türkiye. Orta-2’den terk bir çalışma nüfusumuz var.”

İthalat aldı başını gitti

Dolar ve başımıza açtığı dertler bu ay kapak konumuz. Dış ticaret açığı da onlardan biri sayılır. İthalat, ihracattan fazla ise arada kalan farkı ödemek için döviz bulmanız gerekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine bir de bu çerçeveden bakmakta fayda var. Aralık 2013’te ihracat, bir sene öncesine göre yüzde 4,9 artarak 13,2 milyar doların üzerine çıktı. İthalattaki artış ise yüzde 16,7 oldu ve 23,1 milyar doları geçti. Dolayısıyla dış ticaret açığı yüzde 37,3 arttı ve 9,9 milyar dolara ulaştı. Bir sene önce yüzde 63,6 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı Aralık 2013’te yüzde 57,1’e düştü.

En çok ithalat Almanya’dan yapıldı. Bu ülkeden yapılan ithalat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,6 artarak 2,5 milyar dolara yaklaştı. Listede Rusya 2,4 milyar dolar ile ikinci, Çin 2,1 milyar dolar ile üçüncü, İtalya da 1,1 milyar dolar ile dördüncü oldu. İthalatta mineral yakıtlar ve yağlar 5,2 milyar dolar ile ilk sırada yer aldı. Onu 3,1 milyar dolar ile ‘kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, bunların aksam ve parçaları’, 1,8 milyar dolar ile ‘demir ve çelik’, 1,6 milyar dolar ile ‘motorlu kara taşıtları ve bunların aksam parçaları’, 1,6 milyar dolar ile ‘elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme verme, televizyon görüntü–ses kaydetme verme cihazları ve bunların aksam parça aksesuarları’ izledi.

En fazla ihracat yapılan ülke; Irak

Dış ticaret verileri arasında sevindirici ve umut verici gelişmeler de var. Örneğin en önemli pazarımız Avrupa Birliği’ne ihracat yüzde 6,6 arttı ve 5,3 milyar dolara yaklaştı. AB’nin ihracattaki payı 39,9’a yükseldi. En fazla ihracat yapılan ülke Irak oldu. Bu ülkeye ihracat, 2012’ye göre yüzde 19,4 artışla 1,2 milyar doların üzerine çıktı. Onu yaklaşık 1,2 milyar dolar ile Almanya, 719 milyon dolar ile İngiltere, 571 milyon dolar ile de İtalya takip etti.

İhracatın ilk sırasında ise motorlu kara taşıtları ve aksam parçaları var; buradan elde edilen gelir yaklaşık 1,5 milyar dolar. Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler ile bunların aksam ve parçalarından gelen 1,2 milyar dolar. Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme verme, televizyon görüntü-ses kaydetme verme cihazları ve bunların aksam parça aksesuarları karışılığıda 912 milyon dolar, demir ve çelik için de 869 milyon dolar gelmiş.

Turizmden gelen

Turizm, ülkenin ihtiyaç duyduğu dövizin karşılandığı en önemli kalemlerden birisi. Türkiye coğrafi konumu, sahip olduğu tarihi ve doğal güzelliklerle bu alanda ilgi odağı. Zaten İstatistik Kurumu’nun açıklanan resmi rakamlar da bunu teyit ediyor. Resmi verilere göre geçen sene turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 11,4 artarak 32,3 milyar doları buldu. Bu gelirinin 24,8 milyar dolarını kişisel harcamalar, 7,5 milyar dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Ziyaretçilerin kişi başına ortalama harcaması 956 dolara yükseldi. Türkiye’den çıkış yapan ziyaretçi sayısı, 2012’ye göre yüzde 7,6 artarak 39,2 milyon kişiyi aştı. Bunların yüzde 86,2’sini (33,8 milyon kişi) yabancılar, yüzde 13,8’ini (5,4 milyon) ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Türkiye, sahip olduğu tarihi ve kültürel potansiyelini harekete geçirdikçe, bu alanları turizme kazandırdıkça döviz açığını kapatmak için de önemli bir kaynağa erişmiş olacak.

· Avrupa Komisyonu, ‘batmasına izin verilemeyecek kadar büyük’ bankaların riskli faaliyetlerinin, ekonominin tamamını etkilemesinin önüne geçmeye yönelik tekliflerini sundu. Tekliflerle büyük bankaların, kendi kazançları için kendi varlıklarının ticaretini, hesap sahiplerini de riske sokacak şekilde yapmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

· Türkiye ile İran arasında 10 yıldır müzakereleri süren tercihli ticaret anlaşması imzalandı. Buna göre Türkiye’nin bazı tarım ürünlerinde İran’a tarife indirimi vermesi, buna karşılık İran’ın ise sanayi ürününde Türkiye’ye tarife indirimi sağlaması kararlaştırıldı. Anlaşma iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere ivme kazandıracak.

· Doğalgazın daha verimli kullanımı konusunda kamuoyunu bilgilendiren İGDAŞ, önerilerini ısınma ve sıcak su temini şeklinde 2 ana başlıkta sıraladı. Bu önerilerin tamamı uygulandığında yüzde 60’a kadar tasarruf etmek mümkün. Mesela, bina yalıtımı yaptırarak yüzde 40, pencere ve kapılara PVC doğrama ve çift cam yapılarak yüzde 15 tasarruf edilebilir.

· Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) verilerine göre 2013, e-ticaret için çok hareketli bir yıl oldu ve sektördeki büyüme yüzde 30 civarında gerçekleşti. 2014’te de 12 milyon kişi internetten alışveriş yapacak. E-ticaretin pazar payı 50 milyar TL’ye ulaşacak. E-ticaretin toplam perakende içindeki oranı şu anda yüzde 2. Bu oran ABD ve AB gibi olgunlaşmış pazarlarda yüzde 10’un üzerinde. Hedef, 5 yıl içerisinde Türkiye’deki oranı da iki haneli rakamlara çıkarmak.

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: