CEMAAT & AKP SAVAŞLARI /// Cem Küçük : Bumerang etkisi

bumerang+f%C4%B1rlatan+c%CC%A7ocuk.jpeg

Bumerang etkisi!

Paralel yapı iki polis üç savcıyla meşru hükümeti yıkacağını düşündü. Buna inandı. Geçtiğimiz Ekim ayında Frankfurt Kitap Fuarı’nda karşılaştığım cemaatin kitap yayıncılığına yakın bazı isimleri, ‘İstesek hükümeti hemen yıkarız’ diyorlardı. O kadar güveniyorlardı kendilerine. Bu tür şeyleri açıktan söylemekten bile çekinmiyorlardı.

Kazın ayağının öyle olmadığını gördüler. Doğrulttukları silah olduğu gibi kendilerine yöneldi. Şimdi soruşturma kendilerine uzandı. Başbakanlık Teftiş Kurulu kayıtları savcılara iletildi. Manşetlerini polis şeflerinin attığı gazete hakkında soruşturma başlatıldı.

Paralel yapı bir şekilde kontrolüne aldığı yazar, akademisyen, işadamları ve medya patronları üzerinden hedefine ulaşacağını sandı. Fena halde yanıldı. O isimleri burada çok yazdım. Türkiye’de en çok darbeci ne yazık ki medyadan çıkıyor. Cuntadan talimatla yazı yazan, kitap yayınlayanlar var. Bunların hepsi biliniyor. Seçilmiş hükümeti devirmek isteyenlere bunların hesabının sorulmasından daha doğal ne olabilir, merak ediyorum. Tabii geçmişte bunların hesabı sorulmadığı, 28 Şubat medyası elini kolunu sallayarak gezdiği için yaptıklarının yanlarına kâr kalacağını sandılar.

Öte yandan tam da Cenevre II görüşmeleri öncesi ‘Türkiye El Kaide’ye yardım ediyor’ havası yaratarak Türkiye’yi uluslararası arenada zor durumda bırakmayı denediler. Ama bu da ters tepti. Şimdi uluslararası medya cemaati sorguluyor. Almanya’nın en ünlü dergilerinden Der Spiegel bu hafta başı ‘Soldaten des Lichts’ (Işığın Askerleri) başlıklı bir haber yayınladı. Gülen’in Almanya’da yüzlerce kurs ve okul işlettiğini yazan Der Spiegel çok sayıda öğrenci velisinin Gülen’e ait okullarda ‘beyin yıkandığı’ ve ‘şiddet kullanıldığını’ belirterek şikâyetçi olduğu bilgisine de yer verdi. Ayrıca hareketin Almanya’da da ‘paralel bir yapı’ oluşturduğu tespitinde bulundu.

Başlayan soruşturmalarla ilgili yurtdışında Gülen Cemaati’ne yönelik bu tarz haberlerin özellikle ABD ve İngiltere’de daha çok çıkması şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü yurtdışı her zaman meşru olanın, seçilmişin yanında yer alır. Bürokrasi içinde yer etmiş, vesayetçi bir anlayışla iş yapamayacağı için hükümetlerin dediğine kulak verir.

İşin bir de itirafnameler bölümü var. Şu an Başbakan’ın önünde yargı mensupları, polis ve diğer devlet kademelerinde görev yapan onlarca memurun mektupları duruyor. Hepsi yaptıklarının yanlış olduğunu, pişmanlık duyduklarını söyleyip, bu yapıyla ilgili kritik bilgileri Başbakan Erdoğan’a verdiler. Özellikle yargı mensupları ve polisler konuşmaya hazır olduklarını belirtiyorlar.

Emniyette üst düzey görev yapan iki polis şefi şahsıma da yaptıklarının yanlış olduğunu içeren mektuplar gönderdiler. Paralel yapının 17 Aralık’ta hükümeti yıkmaya kendilerini inandırdıklarını söyleyen polis şefleri, kendi hiyerarşik konumlarını da belirtmişler. Anadolu’da hemen her yerde paralel yapının varlığını artık herkes kabul ediyor. Yapılanın bir yolsuzluk operasyonu değil, hükümeti yıkma girişimi olduğuna inanıyor.

Önce 7 Şubat 2012’de sonra 17 Aralık 2013’de hükümeti düşürmenin hesaplarını yaptılar. Kendilerini çok güçlü gördüler. Esas hedefleri örgütte bir numara olarak suçladıkları ve iddianameye bile yazdıkları Tayyip Erdoğan’dı. Hedeflerine giden yolda Erdoğan en büyük engeldi. O yüzden, etrafından başlayarak Erdoğan’a uzanacaklarını ve onu indireceklerini hesapladılar. Nisan ayından sonra bakanları kendilerinin atayacaklarını düşündüler. Tıpkı 27 Mayıs gibi bir sistem kurma hayalleri vardı. Yani iktidara kim gelirse gelsin devletin kilit noktaları ellerinde olursa sorun yoktu.

Paralel yapının bu girişimi bana II. Dünya Savaşı Almanyası’nda Hitler’e suikast yapmak için harekete geçen Yarbay Claus von Stauffenberg ve arkadaşlarının giriştiği Operasyon Valkyrie’yi hatırlattı. Operasyonun iki amacı vardı. İlkinde Hitler bombalı bir suikastla öldürülecek, ikincide rezerv askerler devreye sokularak Hitler’e karşı bir darbe yapılıyor bahanesiyle SS’ler ve üst düzey ordu mensupları devre dışı bırakılacaktı. Planın başarılı olmasındaki en büyük sorumluluk rezerv askerlerin başında olduğu için Hitler ile birlikte toplantıya katılacak ve bombayı ayarlayacak, daha sonra da rezerv askerleri devreye sokacak Yarbay Stauffenberg’e aitti. Stauffenberg yaptığı planla bombayı patlattı ama Hitler ölmedi.

Hitler’in hayatta olduğu anlaşılınca darbeci olmayan ama Stauffenberg ve arkadaşlarından çekinen askerlerin konuşmaya başlamasıyla darbecilere karşı mücadele etmeye başladılar. Her başarısız darbe girişiminde olduğu gibi Hitler, Operasyon Valkyrie’yi yapanlara acımadı.

Bugün de devlet içinde paralel yapının canını yaktığı, haksız ithamlar yaptığı, sindirdiği insanlar artık konuşuyor. Paralel yapı şu anda bumerang etkisiyle karşılaşmış durumda ve çaresiz. O yüzden Erdoğan’dan randevu istiyorlar. Araya aracılar koyuyorlar, bir kere de olsa Erdoğan’la görüşmek istiyorlar ama nafile. Tarihten ders almak diye bir şey var! Tekerrür edince acı sonuçları oluyor çünkü.

Cem Küçük

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: