İSTİHBARAT /// Çetin AGAŞE : Savaşın adı istihbarat savaşları -1-

Rotahaber

21. yüzyılda, oluşan yeni uluslar arası ortamda bütün ülkeler yarınlarda oluşacak bu yeni dünya düzeninde güçlü yer kapmak adına kendi yeni stratejilerini oluşturmaya başlamışlardır.

Yer yer istihbaratın önemi ve artık dünyada savaşların topla tüfekle değil, strateji savaşlarıyla, istihbarat savaşlarıyla gerçekleştirildiğini, o nedenle istihbarat olgusunun olmazsa olamazına hep dikkat çekmeye çalışmışımdır…

Ülkemde özellikle bunun hala hak ettiği önemi hala göremediğini düşünenlerdenim…

O nedenle yaşanan gerçekleri anlama adına bir kez daha kapsamlı bir şekilde altını kalın kalın çizerek bu alandaki araştırma ve çalışmaları paylaşacağım…

Oldukça önemli istihbarat…

Böylesi kıran kırana bir rekabetin, üstünlük kurma kavgasıyla bir yerlere gelerek en güçlü olma mücadelesinin verildiği bir dünya da istihbarat olgusu dünya devletlerinin olmazsa olmazıdır. Özellikle dünyanın en önde gelen uluslar arası istihbarat teşkilatlarına baktığınızda bağlı bulundukları ülkenin en üst düzeyde devlet bütçesi alan birkaç kurumdan biri olduğunu hemen görürsünüz…

Çünkü artık yaşadığımız yüzyılda savaşlar istihbarat savaşlarına döndü.

Bir ülkenin olmazsa olmazı istihbarat gücü oldu. Ve bu güç teknolojinin son imkânlarıyla da birleşince bambaşka bir güçler savaşına dönüştü.

Bu anlamda 2000 yılı bu savaşların taktik ve strateji, yenileyip yenilenme sürecinin de başlangıcı olmuştur. Uluslar arası ilişkilerde oldukça önemli gelişmelerin yaşandığı, yaşanacağı bir sürecinde başlangıcıdır. Tüm dünyada dengeler bu savaşlarla sağlanmaktadır artık…

ABD ile El Kaide arasındaki savaş 2000 sonrası önemli bir başka sürece girmesi, devamında Rusya’nın kendi küllerinden yeniden doğuşu, ABD’nin bu gelişmeler karşısında ürettiği yeni stratejilerle denge kurmaya uğraşması.

Yani demek istediğim, 21. yüzyılda, oluşan yeni uluslar arası ortamda bütün ülkeler yarınlarda oluşacak bu yeni dünya düzeninde güçlü yer kapmak adına kendi yeni stratejilerini oluşturmaya başlamışlardır.

Önceleri güvenlik dendiğinde yaşadığımız ülke sınırlarının sağlam ve güvenirliliği ve sınır içerisinde güçlü kalabilmek anlayışı, 21. yüz yılda çok daha geniş, sınır ötesini de algılayıp kontrol altında tutabilme kavramına dönüşmüştür.

Oysaki uluslar arası güvenlik oldukça önemli bir unsurdur. Oldukça geniş ve kapsamlı bir yelpazedir. Olası bir savaş halinde zafer kazanmanın olmazsa olmazlarındandır.

Uluslar arası güvenlikle ilgili onlarca tanım var hepsini sıralamaktan öte önemini sizlere aktarmak istiyorum bir parça.

Devlet ve toplumsal değerleri korumaktır düzgün işleyen devletlerin yaptıkları. Dış güç tehditlerine karşı güçlü kalıp daha da güçlenmeye ve açık vermemeye çalışmaktır.Aynı zamanda. Bu nedenle milli hedeflere ulaşmada engel olabilecek her türlü risk durumlarını ortadan kaldırmak durumundadır.

Bu alanda oldukça geniş ve kapsamlı çalışmalar mevcut, o nedenle amacım sadece Güvenlik kavramının önemini birkaç cümleyle vurgulayarak iç ve dış istihbarat kavramlarının güvenli yaşamada önemini aktarıp devamındaki satırları bu algı ve sorumlulukla okumanızı sağlamaktadır.

Yani ülkelerin tüm mücadelesi de budur. Daha güvende olup dışarıya açık vermemek…

Yüzyıllardır insan yaşadığı dünyadaki yerini hep sorgulamıştır. Ve hep parçası oldugu bu dünyayı kontrol altına alıp yönetme, değiştirme çabasında olmuştur, olmaya da devam edecektir.

Ve var olan dünya da ekonomi hakim olmuştur. Bilindiği üzere bugün gelinen noktada Kapitalizmdir. Bunu tetikleyen en önemli unsurda tüketimdir. Varoluşumuzdan bugüne Sosyal ve ekonomik yönden krizler çıkmıştır. Bu da toplumun tüketim yönünden ne derecede olduğunu, kırılgan yapısını tüm çıplaklığıyla bize göstermektedir. Bu çıkarlar üzerine kurulan yapının devam etmesi için buradan nemalanan büyük yöneticiler geçmişte ulus devletlerin yanında uluslararası kuruluşlar ve ulus ötesi şirketler vasıtasıyla var olan sosyal ekonomik ilişkileri koruyup geliştirme yolunu seçmişlerdir.

Bu tüketim merkezli hayat tüketim güçlerini de birbirleriyle karşı karşıya getirmiştir. Böylesi bir dünyada güvenlik kavramı ve bu kavramın önemini kavramak kaçınılmaz olmuştur. Ve güvenlik kavramının önemli olması strateji kavramını da oldukça önemli hale getirirken iki kavramın birbirlerinin kaderini de direkt etkilediklerini vurgulamak istiyorum.

Strateji Taktik’le beraber tanımlanmıştır. Bu tanıma göre strateji, muhabereleri kazandıracak taktiklerin üstünde konumlanarak koruma vazifesi görmektedir.

Strateji savaş öncesinde belirlendikten sonra savaş esnasında da kararlılıkla takip edilip olası şartlarda yaşanan değişimlere göre güncellenmesi gereken bir durumdur.

Günümüzde strateji savaş meydanlarından çıkartılarak devlet ve onun kurumlarından özel şirketlere kadar bir çok yönetici tarafından özel şirketlere kadar bir çok yönetici tarafından uygulanan bir durum halini almıştır. Strateji oluşturmak, en temel seviyede bireysel bir etkinlik olarak görülebileceği gibi uluslararası düzeyde de ele alınabilecektir.

Bu duruma devlet temelinde bakıldığında, geçmişte güç dengesi ya da caydırıcılık gibi askeri yaklaşımlar üzerine kurulu strateji oluşturma çabalarının günümüzde askeri boyutu dışına çıkan süreç ve hususları da dikkate alması gerektiği yönünde görüşlerden beslendiği görülmektedir.

Bir devlet politikasını, herhangi bir sorunu risk-tehdit olarak değerlendirmesi ya da değerlendirmemesi üzerinden eleştiren bir görüş aslında o ülkenin güvenlik stratejisini eleştirmektedir. Bu açıdan her hangi bir yönetici güç, konu özelinde devlet için strateji oluşturmak, hangi ilke ve değerlerin benimsenip hangi hedeflerin seçileceği, bunlara yönelik ne türden güvenlik sorunlarının öne çıkarılacağına dair alınan kararlara karşılık gelmektedir. Ayrıca güvenlik sorunlarıyla ne şekilde mücadele edileceği de strateji’nin bir parçası olduğundan yönetimin alacağı kararlarla şekillenecektir. Tüm bu kararların doğru alınması güvenliğin sağlanacağı koşulların belirlenmesi ise güvenlik kavramının herkes için aynı faydayı sağlayacak şekilde kurgulanmasına ve kullanılmasına bağlıdır. Bu ortak paydayı yaratabilmek içinse öncelikle kavramın muğlaklıktan kurtarılması gerekmektedir..

(Devamı var)

Çetin AGAŞE / Rotahaber
agasecetin

http://haber.rotahaber.com/savasin-adi-istihbarat-savaslari1_435280.html#ixzz2sau0Pyan

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: