Kategori arşivi: Mizah

MİZAH : Elin Erkeğine Yakışıp Türk Erkeğine Yakışmayan 15 Meret

Türk erkeği dünyadaki diğer bütün erkeklerden çok başka bir tür, çok başka bir cins çeşit insan türü. Öyle garip bir güruh ki Türk erkekleri, hiç kimseye yakışmayacak birçok şey çok güzel duruyor üstünde. Bıyık olsun, tespih olsun tarlası yanmış köylü oturuşu olsun nasıl bir güzel duruyor üstünde Türk erkeğinin… Ama bazı şeyler var ki, tüm çalışmalarımıza tüm çabamıza rağmen bir türlü yakışmıyor bize. Yakışık durmuyor üstümüzde. Özeniyoruz, biz de elin adamı gibi olalım istiyoruz. Haklı olarak Türk kadını da bu tip özlemlerle yanıp tutuşuyor. Ama yok anacım, bizim DNA’mız farklı yoğrulmuş. Bizim iliğimize kemiğimize çok başka elementler işlemiş. Bazı şeyler bir türlü durmuyor üstümüzde.

Gelin bir bakalım elin herifinden nedir farkı Türk erkeğinin;

Beyaz atlet

0

0a
Al dakika bir gol bir. Vin Diesel başkana ‘cuk’ diye oturan o zalım beyaz atlet benim Anadolu menşeili Türk erkeğimin üstünde emanet duruyor resmen. Nice genç kızların yüreği hoplasın diye pazardan alınan o beyaz atletler nedense bir türlü istediğimiz etkiyi neden yaratmaz anlamadım. O da atlet bu da atlet kardeşim. Birine bakıyorsun için gidiyor, öbürüne bakıyorsun…Bakmazlar olasıca.

Üstü sıyırmak

1

1a
Brad abimiz üstünü sıyırınca bir değişik bir hoş oluyor, göze batmıyor. Bizim eleman sıyırınca içi darlanıyor insanın. Ne bileyim bir tövbe estağfurullah çekesi geliyor dudakların. Neden aynı etkiyi yaratmıyor neden olmuyor, açıklayabilen beri gelsin.

Kasları sergilemek

2

2a
Elin adamı tamam belki daha sportiftir belki daha güzel imkanlarda yapıyordur o kasları ama kardeşim al işte bizim çocuklar da sıkıyorlar kolu göğsü. Bizimkilerinki de patates püresi değil ki… Bir şey eksik ama ne? Aynı tadı nedense veremiyoruz.

Yaşlı gözler

3

3a
Bizde kültürdür, erkek adam ağlamaz derler. Racona ters ama yani yeri gelince erkeğin de bir bam teli tıngırdadı mı ağlar eder, iki yaş akıtır. Fakat gelgelim elin adamı ağlarken bile puanları toplarken, bizim yüzüne bakmaya doyamayacağın Kenan’ımız bile iki damla gözyaşında karizmayı marizmayı yırtıp atıyor. Neden arkadaş? Bizimki de göz pınarı bizimki de yürek, aynı etkiyi neden yaratmıyor.

Selfie poz

4

4a
Elin adamı telefonuyla bir poz çekiyor sosyal medya sallanıyor, bizim eleman çekince mizah sitelerine meze oluyor. Neden kardeşim al cihazsa bizimkinin de telefonu güzel, aynaysa bizimkinin de var aynası, her şey tip mi yani. Al bak bizimki de bir şekil vermeye çalışmış yani buna da bir iki puan veren neden olmaz diğerinin yanında yazıktır günahtır.

Silahlı poz

5

5a
Şiddet karşıtı insanlar olarak biz zaten silaha karşıyız. Sevmeyiz sevdirip özendirmeyiz de bunu bir kenara koymakla birlikte; Danyal abimizin elinde verdiği pozla birlikte bir hali karizmatik duran tabancayı, bir de bizimkilerin eline vermeye gör. Bizimki bıçakla bile desteklemeye çalışsa da kurtaramazken pozu, Danyal abi nasıl bir bakış atıyorsa yok arkadaş cuk oturuyor. Zaten sevdiğimiz bir şey değil, bari ortaya çıkartıp ağzımıza malzeme etmeyin şunu güzel kardeşim.

Saç kazıtmaca

6

6a
Beckham kazıtır artist olur, bizimki kazıtır iner misin çıkar mısın… Tamam kabul, biz kazıtırken biraz işin suyunu çıkartmıyor muyuz hamdolsun ziyadesiyle çıkartıyoruz. Ancak yani mesele kazıtmaksa elin adamına nasıl bu kadar güzel yakışır yahu. Bizim askerdeki evlatlarımız var hepsi kazıtmış durumda şu an git gir bütün koğuşlara Beckham’ın karşısına bir tanesini koyamazsın.

Banyo pozu

7

7a
Bizim kültürümüz zaten hamam kültürü öyle banyoymuş, duşmuş falan bize ters şeyler. Böyle diyerek bu manzaradan nasıl sıyırırım diye kasım kasım kasıyorum ülkemin erkeğini ama ne diyeyim kardeşim, adamlar bizi bu konuda da gömüyor yani. Her banyodan çıktığımızda biz de bakıyoruz aynaya, daha bir kere jakuzideki donlu abimizden bir adım öteye gidebilmiş değiliz.

DJ’lik

8

8a
Her Türk erkeğinin doğuştan yetenekli olduğu konulardan biri olduğuna inandığımız DJ’lik konusunda da elin herifi yetmiş sekiz fersah ötede bir karizmayla işini icra ederken, bizim insanımızın hali hal değil. Nedendir bilmem, ne elimize yakışır o meretler, ne bakışlarımızda o işin adamı olduğumuzu yansıtan bir pırıltı olmaz. Özentiliğimiz kurusun ne diyeyim.

Küpe olayı

9

9a
Bizim ecdadımız Yavuz Sultan Selim takmış kardeşim küpe dediğin şeyi. Yakışacaksa en güzel bizim erkeğimize yakışır diyeceğim ama Tamer abinin bakışıyla nereye kadar? Elin adamı nasıl bir özgüvenle takıyorsa o mereti kulağında tunç oluyor küpesi, bizimkisi at yelesinde kelebek misali… Tutmuyor kardeşim işte nasıl bir mayaysa yok “Budur” diyemiyor insan.

At yelesi saç

1010a
Elin herifi bir salıyor saçını salkım saçak, vay diyor insan vaylar vayı… Bizimkisi iki hafta geç gitse berbere yüzüne bakmazsın. Hak mıdır bu bize, suçumuz Türk olmak mı nedir kardeşim. Kadın arkadaşlar çıksın bir akıl versin nerededir hatamız.

Süper kahramanlık

11

11a
Şimdi adamlıksa kahramanlıksa dibine kadar Türk erkeği seri başıdır dünyada. Başka milletin adamı elimize su dökemez. Bu konuda toz kondurmam, kimsenin de itirazının olacağını sanmam. Gel gelelim işin içine azıcık bir fantastik kaçtı mıydı, orada bizim erkeğimize iki adım geri durmak düşmeli. Çünkü yüreği süper olan adamlarız biz, şekil şemalle olacak iş değil kahramanlık. İş şekle şemale gelince Ferhat abimiz bizim erkeğimize neler olabileceğini yedi düvele göstermiştir.

Güneş gözlüğü

12

12a
Güneş gözlüğü gerçekten bir karizma, bir ne bileyim duruş simgesi erkeğin yüzünde. İfadeyi saklayan ama bambaşka bir hava veren bir aparat. Elin adamı takınca yürekler hoplarken, benim yurdumun delikanlısı takınca neden aynı etkiyi yaratmaz bilemiyoruz. Bir şekilde bir uyumsuzluk baş gösteriyor. Akıl sır erecek gibi değil yahu. Al aynı gözlüğü Ryan Gosling’e tak 4 milyar kadın bastığı otları kemirir, bizim İzzet’e takıyorsun hamile kadınlar düşük yapıyor ne iştir anlamıyoruz.

Dans

13

13a
Elin herifi partneriyle bir dans ediyor ki sanırsın resital veriyorlar şerefine. Akıyor adam su gibi, bir ateş, arzu, tutku yumağı. Erkek adamı baştan çıkarır figürler sergiliyor aklın duruyor. Bizim adamı atıyorsun piste, otur çay demle… Olmuyor işte, yakışmıyor adama, tutmuyor aynı hamurun mayası. Ne yapmak lazım bu kadar adamı dans kursuna mı yazdıracaksın. Eğitim işi değil ki bu içinde yok bizimkilerin.

Tatil sefası

14

14a
Elin adamı tatile gidiyor öyle pozlar çıkıyor ki iki haftalık tatilden, artık sosyal medyada kaç tane takipçisi olan hatun varsa ip gibi diziliyorlar tatilden dönsün de bir münasebet olsun diye. Bir de bizimkine bakıyorsun, olay bambaşka yerlerde. Bir tatile gidiyor paylaştığı fotoğraf başına kadınlı erkekli 50-60 takipçi kaybediyor. Bir yol göstereni olsa toparlayacak belki ama yok anacım bazı şeyler genetik önüne geçemezsin. Yaratan böyle yaratmış, seveceksin yaradandan ötürü başka çaresi yok…

Kısa sözün özü, biz bu list’i Türk erkeğini ezelim büzelim, yuhlara mazhar edelim diye kaleme almadık elbette. Buraya Türk erkeğinin üstün özelliklerini yazsak kilometre uzunluğunda içerik olur internet kaldırmaz öyle bir veriyi. Elin herifinin bizi geçtiği noktaların aslında ne kadar yüzeysel, ne kadar şekil şemal işi olduğunu vurgulayalım dedik. Maksat biz yurdum erkeğinin eksiklerini görüp gelecek nesillerde bu eksikleri de giderelim takriben elli altmış seneye kusursuz erkek figürünü yaratalım. Yoksa şiir bizde, muhabbet bizde, alem bizde, ortam bizde… Yalnız şu beyaz atlet olayını bir en başta çözmek lazım.

FİLM DÜNYASI : Sinemadan Anladığınızı Göstermek İçin ‘Nefr et Edilmelik’ 9 Tür Film

Çoğu söyleşide film eleştirmenlerine muzipçe sorarlar: “Guilty pleasure filminiz nedir?” diye.

“Guilty pleasure”ın anlamı, aslında yapılmaması gereken ancak yapmaktan zevk alınan eylemlerdir ve bir film eleştirmeni – ya da sanattan anlayarak film izleyen, “sokaktaki adamdan bir farkı var ayol” olan herhangi biri hem Belçika’dan çıkma, adı sanı duyulmamış bir filmi övüp, hem de Recep İvedik’e gülemez, Jennifer Aniston’ın son romantik komedisinde ağlayamaz, ya da Açlık Oyunları dvd’si satın alamaz. Hatta mümkünse patlamış mısır bile yemez gerçek sinema seyircisi de, o konuya hiç girmeyelim (bkz. 2002 senesi, İstanbul Film Festivali afiş tartışmaları).

Gözümüzün önüne yakalanmaktan korkarak, sessizce mısır yiyen ve Bride Wars izleyen eleştirmenler gelse de, size bizden söylemesi, ahkam kesesiniz varsa, söze şu aşağıdaki 9 film türünden nasıl da tiksindiğinizi anlatarak başlayın; aman film partilerinde yüzünüzü hangi dvd’lere bakarken buruşturacağınızı bilin.

“Filmi yok mu kanka, kim okuyacak kitabını?” filmleri

madde1
Bir kere kitabını okuduğunuz (ya da henüz okumadığınız) bir hikayenin filminde asla aradığınızı bulamazsınız. Kitabı mutlaka izlemeden önce bitirin, beklentinizi burnunuza kadar yükseltin ve “ama aslında öyle olmuyordu kitapta” minvalinde yorumlar yapın.

Örnekler: Cloud Atlas, Lord of the Rings (hayranlarını karşınıza aldığınızda, kitaplara ne kadar hayran olduğunuz gerçeği ile canınızı kurtarmaya çalışın), Açlık Oyunları, Muhteşem Gatsby, Ejderha Dövmeli Kız

“Youtube videosu yok mu kanka, kim izleyecek filmi” filmleri: Türk aksiyon komedileri

madde2
Ayırt etmesi en kolay olanı bu. İçinde Recep İvedik (Şahan Gökbakar), Mehmet Ali Erbil, Şafak Sezer ya da Cengiz Küçükayvaz varsa, nefret edin gitsin.

Örnekler: Hababam Sınıfı serisi (2003′ten sonrası), Recep İvedik serisi, Maskeli Beşler serisi

12. filmden sonra biraz bozan filmler

madde3
Önceden planlanmadıysa, yönetmenin üçlemesini çekeceği bir teması yoksa, ilk filmden sonraki tüm filmler “bozmuştur”. (İstisnalar kaideleri bozmaz diyerek Yüzüklerin Efendisi, James Bond ve Emmanuelle hayranlarından korunabilirsiniz.)

Örnekler: 13. Cuma, Karayip Korsanları, Ocean’s serisi, Siyah Giyen Adamlar, Speed, Temel İçgüdü, Maske, Hızlı ve Öfkeli, Maymunlar Cehennemi, Star Trek, Jaws, Blues Brothers, Oyuncak Hikayesi, Shrek. Cesaretiniz Varsa: Matrix, Godfather, Star Wars, Indiana Jones

Hollywood’un gözbebeği: Süper kahraman filmleri

madde4
Bu satırların yazarının “guilty pleasure”ı olan Süper Kahraman filmleri, biliyoruz size Ang Lee de çekse, Michel Gondry de çekse yaranamaz.

Örnekler: Avengers, Hulk, Ironman, Thor ve diğer tüm Marvel filmleri, Spiderman serisi, Superman serisi, X-Men serisi, Blake, Daredevil, Elektra, Catwoman, The Green Hornet, Fantastik Dörtlü ve daha niceleri.

Bir yastıkta kocayasıcalar: Romantik komedi filmleri

madde5
Romantik komedi türü ile dalga geçtiğini iddia eden romantik komediler dahil, When Harry Met Sally hariç, işin içinde aşık olma-kavuşamama-mutlu son zincirinin kesinliği varsa, hemen “kız filmi” olmakla suçlayın ve hızlıca nefret kusun.

Fena Örnekler: Friends with Benefits, More Than Friends, No Strings Attached, He’s Just Not That Into You, Sex and the City serisi, Legally Blonde, Just Married, How to Lose a Guy in 10 days, The Ugly Truth, Romantik Komedi

Nerede o eski filmler: Yeniden çevrimler

madde6
Ağzının suyu her yere akan Hollywood’un bitmek bilmeyen karakterleri İngilizce konuşturup, hikayeyi Amerika’da geçer hale getirme durumu…

Örnekler: Old Boy, The Ring, Vanilla Sky, Funny Games, Original Sin, The Experiment, The Grudge, The Girl with the Dragon Tattoo, Solaris

Yapımcılarının cüzdanını doldurup, kalemkutu, içecek, tişört sattıran filmler

The-Hunger-Games-merchandise
Altın kural: Çok satarsa, ben yokum. Bestseller’lar ve gişe rekoru kıranlar iyi film değildir, zaten bu millet ne anlar iyi filmden.

Örnekler: Twilight serisi, Avatar, Hunger Games, Karayip Korsanları, Harry Potter serisi, The Mummy, Alien, Scary Movie serisi, Austin Powers serisi

Görsellikte coşmuş filmler

madde8
Çok para demek az senaryo, bol görsellik, dibine kadar gösteri, oldukça az film yapma aşkı ve beşer onar Oscar demek.

Örnekler: Troy, The Day After Tomorrow, Avatar, Life of Pi, Hugo, Gravity, 47 Ronin

Kim var kim yoksa toplayın film yapacağız demiş filmler

madde9
Parası neyse verdik, en pahalı oyuncuları topladık motivasyonlu, ya da oyuncuları topladık gerisini koyverdik özetli, “zengin kadrolu” filmler.

Örnekler: The Expendables, Escape Plan, New Year’s Eve, Last Vegas, Bucketlis

SANAT DÜNYASI : O Çok Özlediğimiz Yeşilçam Sanatçılarının En G üzel Illustrasyonları

Sizlere Adanalı illustrator Görkem Gül’ün o çok özlediğimiz Yeşilçam sanatçılarının muhteşem illüstrasyonlarından oluşan projesiyle tanıştıralım. Elleri dert görmesin.

Listede göreceğiniz proje ve daha fazlası için sizi şöyle alalım: R. Görkem Gül

Adile Naşit

adile-nasit-digital-art

Münir Özkul

munir-ozkul

Hulusi Kentmen

hulusi-kentmen

Şener Şen

sener-sen-art

Kemal Sunal

kemal-sunal

Rıfat Ilgaz

rifat-ilgaz-art

Ertem Eğilmez

ertem-egilmez-art

Yılmaz Güney

yilmaz-guney

Türkan Şoray

dort-yaprakli-yonca-turkan-soray

Gülşen Bubikoğlu

gulsen-bubikoglu-art

Hülya Koçyiğit

hulya-kocyigit-art

Fatma Girik

fatma-girik-art

Filiz Akın

filiz-akin-art

MİZAH : Büyüyünce Normal Olamayın Diye Yaratılmış 8 Anime ve Çiz gi Film Anı

Geekyapar olarak bu listenin muhabbetini etmeye başladığımızda fikir ilk başta çok eğlenceli gelmişti. Geek ortamlarında da sık sık konuşulan bir şeydi. Pokémon’da Butterfree’nin uçup gittiği bölüm, Iron Giant’ta dev robotun dünyayı kurtardığı an, Monsters Inc’te Boo’ya veda ettikleri sahne… Araştırdıkça, diplere daldıkça fark ettik ki biz hafif meselelerden söz ediyormuşuz. Bahsettiğimiz şeyler hiçbir şeymiş. Açık konuşuyoruz, aşağıda sayacağımız 8 anime ve çizgi film anı çocuklar için yapılmış olamaz. Yetişkinlere de yapılmış olamaz. İnsan insana yapmaz bunu.

Buyrun… Bütün travmalarınızın sebebi olduğuna emin olduğumuz 8 anime ve çizgi film anı. Şimdiden netleştirelim, Futurama gibi yetişkinlere özel animasyon diziler bu listenin konusu değildir (ama Futurama’ya ayrı güzelleme yapmışlığımız mevcuttur). Çocukluk travmalarınıza, şöyle buyur edelim sizleri…

Bambi

2 BAMBI
O An: Bambi’nin annesinin ölümü

Ya böyle bir şey yapılabilir mi? Yapılacaksa da böyle çekilir mi? İnsafsız mısınız, vicdansız mısınız bu nedir? Küçük bir çocuğa, küçük bir çocuğun annesini kaybedişi izlettirilir mi? Hem de cinayete kurban gidişi? Hem de mevzubahis çocuk ve annesi tatlı hayvanlarsa? Resmen can acıtmak, gelecek yakmak için her formül ince ince işlenmiş… pes!

Çıkarmanız Gereken Ders: Anneniz ölecek. Yalnız kalacaksınız.

Notre Dame’ın Kamburu

8 NOTRE DAME
O An: Frollo’nun Quasimodo’nun annesini öldürdüğü sahne

Al işte. Üsttekinin laciverdi. Burada mevzu daha kötü, zira bir de bu adam annesini öldürdüğü çocuğa hayatı boyunca zulüm ediyor. Quasimodo ile ilgili her şey travmatik zaten; Esmeralda’nın onu tercih etmeyişi, herkesin onunla dalga geçişi, Frollo’nun devamlı ona kendisini pespaye hissettirişi… Yavrum size kim dedi Victor Hugo’nun romanlarından iyi çizgi film çıkar diye? Ha?

Çıkarmanız Gereken Ders: Anneniz ölecek, ezileceksiniz ve çirkinseniz kimse sizi sevmeyecek.

Casper

4 CASPEr
O An: Casper’ın çocukken öldüğü için çocuk hayalet olduğunu fark ettiğiniz sahne

Al bir de buradan yak. Küçük çocuğun annesinin öldüğü sahne dedik, burada küçük bir çocuğun direkt ölümü var. Casper zaten yeterince ürkütücü, korkutucu bir karakter. Bir de üzerine bu… O mezar taşının etrafında dolanması zaten kıllandırırken filminde utanmadan, arlanmadan Casper’ın zatürreden öldüğünü düpedüz söylediler. Ya siz sorunlu musunuz? Bir kere zaten bir çocuğun ölümü yeterince travmatik, bu ne rezillik?

Çıkarmanız Gereken Ders: Sadece anneniz değil, siz de öleceksiniz.

Pokémon

6 MEOWTH
O An: Meowth’un uğruna konuşmayı öğrendiği sevgilisinin zengin bir arabaya binip gitmesi

Kendisini Jesse ve James ile birlikte gelmiş geçmiş en esaslı 10 çizgi film ekibine koyduk, fakat aynı zamanda burada olmayı da öyle hak ediyor ki. Ah Meowth… uğruna iki ayak üstüne çıktın, konuşmayı öğrendin, sırf kız insan seviyor diye. Oldu mu? Reva mıydı sana? Seni çizenlerin ayıbı bu… Pokémon dövüşecek diye izliyoruz, karşımıza çıkana bak. Sonra tut gözyaşlarını tutabilirsen Meowth yağmur altında ağlarken. Hay arkadaş!

Çıkarmanız Gereken Ders: Büyüdüğünüzde uğruna kendinizi değiştirdiğiniz kızlar sizi yine de istemeyecek.

Heidi

5 ROTTENMEIER
O An: Rottenmeier denen odunun Heidi’ye yaptığı her şey

Bu kız Alpler’in kızı Fraulein Rottenmeier! Sen kimsin ya? Yemin ediyoruz Heidi’nin Frankfurt’ta geçirdiği günler zihnimize kazındı. Rottenmeier’ın kediyi evden atması, Heidi’nin oyuncaklarını alması, Heidi’ye Alpler’den söz etmeyi yasaklaması… Bugüne bugün ne zaman topuz yapılmış saç görsel yerimize siniyoruz yahu!

Çıkarmanız Gereken Ders: Sevdiklerinizden koparılıp, kötü muamele göreceksiniz. Anneniz yine ölüyor bu arada.

Oyuncak Hikayesi 2

7 JESSIe
O An: Jessie’nin sahibi tarafından terk ediliş anı

Ya yok… yok ağlamıyorum gözüme bir şey kaçtı. İnsaf Pixar. İnsaf. 90′lar neslini Disney bozdu, sen sağ olasın hem 90′lar hem 2000′ler nesline yürüyorsun. O nasıl bir sahnedir o? Çocuk izleyecek bunları çocuk! Oyuncaklar canlanıyor diye gelmiş filme! Hakikaten bir nesli üze üze kendine ev yaptın be Pixar…

Çıkarmanız Gereken Ders: Sizi seviyor sandıklarınız bir zaman sonra ilgisini yitirecek, sizi terk edecek.

Aslan Kral

3 MUFASA
O An: Mufasa’nın ölümü

1990′larda doğmuş ve bu sahnenin etkisini üzerinden atabilmiş bir kişi bulabilirseniz bana lütfen haber verir misiniz? Biz hiç öyle birini tanımıyoruz. Hayır bir de bu film, zamanlaması itibariyle çoğu 88-92 doğumlu çocuğun sinemada seyrettiği ilk filmdir. İlk sinema tecrüben ve gerçekleşen mevzuya bak. Ya hadi öldürdün, hadi bunu saniye saniye gösterdin, sonra Simba’yı ne götürtüyorsun Mufasa’nın yanına? Ha? Nedir yani o Simba’nın usulca “Baba?” deyişi, kafasıyla babasını dürtüşü, “Uyan baba gitmemiz lazım” diye derbeder oluşu… Yani bunun anlamı resmen “Sizi kıracağız, parçalayacağız, eve bozuk gideceksiniz” değil de nedir?

Çıkarmanız Gereken Ders: Babanız da ölecek.

Şeker Kız Candy

1 CANDY
O An: Hangi o an? Bütün çizgi film o an. En çok da

Allah bu çizgi filmin belasını versin. Yani geçenlerde How I Met Your Mother’a da sövdük ama bu öyle bir şey değil. Bunun hakikaten belasını versin. Çocukluğumuza dair üzüldüğümüz ne kadar anı varsa %75′i bu animeyi izlerken. Çizenlerin elleri kırılsın, yazanların evlerine ateş düşsün ya. Kızın ne aşk hayatı, ne aile hayatı, ne arkadaş hayatı hiçbir şeyi yolunda gitmedi. Bir çocuk sevdi, çocuk da dünyanın en iyi çocuğu, eleman attan düşüp gitti ya. Bu sahneyi izledikten sonra akıl sağlığını korumak mümkün müdür? Allah aşkına mümkün müdür yani? Hayır dizi ondan sonra da hız kesmedi ki…. Bir insanın başına kötü, üzücü, depresif, travmatik, yaralayıcı ne gelebilirse geldi. Biz de izledik. Çocuk halimizle sabahları Kanal D’de oturup izledik. Kimse de bir şey demedi. Yahu her gün “GTA çocuklara uygun mu” yaygarası kopuyor son 10 senedir, biz çocukken kimse niye sormadı Şeker Kız Candy çocuklara uygun mu diye? Değildi çünkü! Yanlış büyüdük biz! Tüm gün GTA’da adam ezseydik daha iyi yemin ederiz…

Çıkarmanız Gereken Ders: Anneniz, babanız, aşık olduğunuz çocuk ölecek, hayat boyu ezileceksiniz, size iyilik yapan insanların hepsi ya ölecek, ya başlarına kötü bir şey gelecek, ya da bir şekilde onlardan uzaklaşmak zorunda kalacaksınız, sevip kavuşamayacaksınız, sevmediğinizden zor yiyeceksiniz, savaş çıkacak…. Hayatta hiçbir şey yolunda gitmeyecek yani.

MİZAH : Mahmut Tuncer’le Halay Çekmeniz İçin 28 Gerçekçi Sebep

Mahmut Tuncer, o bir Anadolu efsanesi. Yaşadığımız yüzyılın halay başında mendil tutanı. Seveni vardır sevmeyeni vardır ama her gönülde bir sempatikliği olduğu yadsınamaz. Şarkılarının türkülerinin tadı tuzu müptelasına kalsın, biz onun şen yüzünü, eğlence anlayışımıza kattığı renklerle çok sevdik. Keşke ayda en az bir kez onunla halaya durabilsek de huyundan suyundan biraz kapabilsek.

Aslında her vatandaşımızın Mahmut ağabey ile en az bir kez olsun halaya durması gerekir. Neden mi? İşte Mahmut ağabeyin gerçek hayat hikayesiyle birlikte sebepleri;

Not: Bu list’i Mahmut Tuncer ağabeyimizin o güzel yüreğine, hoşgörüsüne sığınarak hazırladık, yorum yaparken zat’ı şahanesini incitmeyeceğinizi umuyoruz.

Çünkü kimse ondan daha iyi davul tokmaklayamaz

02_12_2011_17_57_mahmuttuncershow03
5 Mayıs 1961′de Urfa’da doğan Mahmut Tuncer 50 seneyi aşmış ömrüne; futbolculuk, şarkıcılık, bestecilik, oyunculuk ve sunuculuk kariyerlerini sığdırmıştır. Sığdırırken de bol bol çiğ köfteyi midesine indirmiştir.

Çünkü o yerel seçimlere her daim besteleriyle destek vermiştir

9f33926a9e614a68a32ffc840340c209
Urfa’da Karakeçeli aşiretinin bir evladı olarak dünyaya gözlerini açan Mahmut Tuncer, Urfaspor’da tekmeye kafa atan hırçın bir futbolcu olarak spor hayatıyla Türkiye gündemine girmiştir. (Geyik değil yemin billah böyle.) Urfaspor Teknik Direktörü’nün mevkisini “Halay kurucu” olarak tabir ettiği Tuncer, 18 yaşına kadar futbol topuyla haşır neşir bir hayat yaşamıştır.

Çünkü o hiçbir zaman ne oldum dememiş, hep ne olacağını sorgulamıştır

20
11 Nisan 1979 gecesi Mahmut Tuncer’in hayatı sonsuza dek değişir. Urfa’nın kurtuluşunun kutlanacağı bir etkinliğe evindeki çiğ köfte partisini bahane eden İbrahim Tatlıses, organizatörleri yüz üstü bırakarak iştirak etmemiştir. Bu Urfa ilinde büyük bir hüsrana yol açarken, İbo’suzluktan çılgına dönen ahaliyi nasıl kontrol altına alacağını bilemeyen kolluk kuvvetlerinin imdadına Urfaspor Teknik Direktörü yetişir. Bir süre önce Urfaspor’un Hatayspor’a 10-0 yenildiği maçtan sonra, büyük bir acıyla uzun havaya durup soyunma odasının o yankılı ortamında yanık sesiyle herkesin yüreğini sızlatmıştır Mahmut Tuncer. Bu özelliğini keşfeden teknik direktörü, kolluk kuvvetlerine Tuncer’den bahseder ve genç futbolcu kendisini birden sahnede bulur. Koca bir Urfa ilinin kaderi Tuncer’in iki dudağının arasından çıkacak türküye bağlıdır. Ve Tuncer öyle bir şakır, öyle bir şakır ki o an şevke gelip halaya duran binlerce Urfalıdan bazıları günümüzde hala o halayı sürdürmektedir. Tuncer, bütün Urfa’nın dikkatini işte o gün çekmiştir.

Çünkü kamuoyu yoklaması onun işidir

150691_406420166110930_1104775525_n
Urfa’daki olaylı geceden sonra birden yerel bir şöhret olan Tuncer, dönemin büyük menajerlerinden Mehmet Ali Yanıkoğlu tarafından Ankara’ya götürülür. Futbol kariyerine o gün son veren Mahmut Tuncer, Ankara’da gazinolarda boy göstermeye başlar. İlk sahne yıllarında Belkıs Akkale’nin büyük desteğini görür.

Çünkü onun da kendine göre bir cazibesi vardır

32555043536
Tuncer, 1979′da TRT’nin açtığı sınavlardan birincilikle geçerek sanatçı olmak yönünde büyük bir adım atar.

Çünkü helvanın yağ, un ve şekerden yapıldığını bize o öğretmiştir

Mc86ehx
Mahmut Tuncer’in ilk albümü 1980′de çıkan, “Uyandım sabah ile” ve hemen ardından “Yeter” dir. Üstelik de kariyenin başlamasına dolaylı yoldan sebep olan, hemşehrisi İbrahim Tatlıses’in şirketinden çıkar bu albüm.

Çünkü imkan verilse o da bir Hollywood yıldızı olur

250750_592836444063396_1679370855_n
İlk çıkışının ardından her yıl bir albüm çıkartmaya başlayan Mahmut Tuncer, aynı zamanda 20 filmde başrolde oynamıştır.

Çünkü onun iradesi herkesten sağlamdır

329796522
80′den fazla beste sahibi olan Mahmut Tuncer’in toplamda 19 adet albümü çıkmıştır.

Çünkü onun isyanı mendilsiz çekilen halayadır

02_12_2011_17_57_mahmuttuncershow
Tuncer, Mahmut Tuncer Show adındaki programıyla, izleyenleri ekran başında halaya durdurmaya devam etmektedir.

Çünkü o isterse hepimizden daha “Cool” olmasını da bilir

cGhvdG9zL2Fub255bW91c19waG90b3MvMjc2My10dW0tbXV6aWstbWFya2V0bGVyZGUuanBn
Mahmut Tuncer en son 2008′de çekilen Üç Kağıtçılar filminde kamera karşısına geçmiştir.

Çünkü onun da kendi içinde korkuları vardır

halay-başı
Tuncer son albümü olan Ankara’yı 2013 yılında çıkartmıştır.

Çünkü o tüm başarılarını azmine borçludur

halaydı-gerçek-oldu_543177
Işıl Tuncer ile evli olan Tuncer’in, 4 çocuğu vardır.

Çünkü onun kendine has bir İtalyan çizgisi de vardır

28596718668388965935388
Mahmut Tuncer özellikle davul ve zurna çalgılarında tam bir üstattır.

Çünkü o çiğköfteye bayılır

A7sChjGCIAAkyr6.jpg large
Tuncer çok duygusal biridir. 2006′da kendi Show programında iki engelli vatandaşın nikahının kıyılması sırasında yaşadığı duygusal birikim sonucu canlı yayında bayılmıştır.

Çünkü onun saçları ahenkle halay çeker

hqdefault
Mahmut Tuncer kariyeri boyunca birçok farklı saç kesim tarzıyla karşımıza çıkmıştır. Yenilikler açık bir yapısı vardır.

Çünkü o tavla skorlarından albüm ismi yapacak kadar naiftir

MAHMUT-TUNCER-DUBES-ATTIM-YEK-GELDI-LP__13034113_0
Tuncer aynı zamanda çok da iyi bir tavla oyuncusudur.

Çünkü o da yatağa uzandığında çok başka hayallere dalar

mahmut-tuncer-komik-caps
Mahmut Tuncer’in programında şu ana kadar takriben 250.000 farklı stüdyo seyircisi halay çekmiştir.

Çünkü o “Muhteşem” bir insandır

mahmut-tuncer-padisah1
Mahmut Tuncer, Show programında şimdiye kadar yüzlerce gencin nikahının kıyılmasına vesile olmuştur.

Çünkü karşıki dağlarda “Cenderme” olup olmadığını en iyi o bilir

Mahmut-Tuncer-Style-Dans-651fe2_002
Mahmut Tuncer’in “Karşıki dağlar Cenderme” adlı eseri, askerliğini Jandarma olarak yapan tüm Mehmetçiklerin hayatlarının büyük bir bölümünün soundtrack’ı olmuştur.

Çünkü o ayar almaz ayar verir

hqde4335fault
Tuncer, şivesi sebebiyle RTÜK tarafından uyarılan ilk sanatçı olma özelliğini taşır. RTÜK’ün bu uyarısına halay çekerek karşılık vermiştir.

Çünkü onun hakareti bile kulağa hoş gelir

sanatci-ibrahim-tatlises-e-silahli-saldiri-5_1714_o
Tuncer’in dillere pelesenk olmuş “Vay heyvan eti yemiş” şeklindeki söyleminin hala argo olup olmadığı tartışmaya açıktır.

Çünkü onun da bir özel halayı, pardon hayatı vardır

serin-sesler-mahmut-tuncer-style
Mahmut Tuncer, ilk zurnalı İngilizce şarkıyı dünya müziğine “Ay em sori ne sori güzelim siğe noliy” şarkısıyla kazandırmıştır.

Çünkü bir ortamda “Lo” çekilecekse en güzel “Mamud Abey” çeker

sira-gecesinde-mahmut-tuncer-sov21567a0133118689e81a
Tuncer şu ana kadar çıkardığı tüm albümlerinde yer alan şarkılarında sarf ettiği ve adeta virgül niyetine kullandığı “Lo” kelamını dünyada en çok kullanan kişi ünvanına sahiptir.

Çünkü o düetlerin aranan sesidir

Tuğba Özerk
Mahmut Tuncer, kariyeri boyunca tenorlarla bile düet yapıp sesini ispatlamıştır.

Çünkü o bir seyyahtır

tumblr_mplxfntVnR1s3n53to1_500
Tuncer, halaybaşısı olduğu birçok halayda kilometrelerce yol katetmiştir. Tuncer’in hayatı boyunca çektiği halaylar ucuca eklendiğinde dünyanın etrafını dört defa dolaşmış kadar mesafe aldığı görülmektedir.

Çünkü o farklı kültürlere çok çabuk uyum sağlar

tuncertioner
Tuncer’in şu ana kadar Latin, Pop, R&B ve hatta Trance tarzında söylediği şarkılar olup bunlardan en son örneği “This is Mahmut Tuncer Style” dır.

Çünkü o halkın yanındadır

tuncertioner_433781
Göz önünde olmasına rağmen son derece sade bir hayatı olan Tuncer, halkın arasına kolay karışabilen ender sanatçılardandır.

LO Bonusu: O hepimizin “Mahmud Abey” idir

02_12_2011_17_57_mahmuttuncershow
Futbol topunun peşinden sahnelere, oradan film setlerine ve televizyon şovlarına sürüklenen hayatının en olgun döneminde Mahmut Tuncer bir fenomen olma yolunda ilerlemektedir. Yarın öbür gün kendisini bambaşka bir meslek dalında, misal ralli pilotluğunda görürsek şaşırmayız artık. Eğer bu yazıyı okursa kendi espri ve şaka anlayışıyla; “Yav ne heyvan adamlarsınız” diyerek gülümseyeceğini en temiz niyetlerimizle umuyoruz.

FİLM DÜNYASI /// Bilmediğimiz 8 Yanıyla Bir Korku Silsilesi : Th e Shining

Konuk yazarımız Esra Güler listeledi, haberiniz olsun.

Stanley Kubrick’in (bizce) en iyi filmi diyebiliriz. Tabii Otomatik Portakal’a (Clockwork Orange) haksızlık yapmamak lazım. The Shining’i ilk izlediğimizde size yemin ederiz bir şey anlamadık. Gerçi üstüne en az 15 defa daha izledik yok hala anlamıyoruz sondaki resim neydi? Kar yağdığında otele ne oluyordu? Bulamadık ya!

(Filmi izlemeyenler için spoiler içerir sonra uyarmadı demeyin.)

Biz de durur muyuz başladık araştırmaya bir de baktık ki kimse anlamamış. Herhalde Stanley de böyle düşünmüş olacak ki “237 Room” diye belgesel tadında bir film çıkarmışlar. Neyse bu film bizde bağımlılık yaptı herhalde. İşte The Shining hakkında bilmedikleriniz…

Overlook Hotel

1
Bir teoriye göre filmin konusunun geçtiği Overlook Hotel’in isminde kızılderili katliamına dair bir mesaj vardır. “Overlook” kelimesi İngilizcede “kâle almamak”, “hiçe saymak” gibi manalara gelmektedir. Amerikalılar da bu kızılderililerin kutsal saydığı Colorado Dağı’nın eteklerine bu oteli yapmışlar ve onların değerlerini hiçe saymışlardır. Bu teoriye göre filmde sel gibi yükselen kanlar da katledilen kızlıderililerin kanlarını simgeliyormuş.

Korkacak bir şey yok evlat

2
Filmimizin Danny Torrance’si (Danny Lloyd) film bitene kadar filmin korku filmi olduğunu bilmiyormuş.

Baltasız girilmez

3
Jack Nicholson’ın banyoya baltayla girme sahnesi tam olarak 127 kez tekrar alınmıştır. Böylece bu sahne en fazla tekrar alınan sahne olmuştur. İlk önce kolay kırılsın diye ince bir kapı getirmişler. Nicholson kapıyı bir vuruşta paramparça etmiş. Sonra ekip normal bir kapı getirmiş tam olarak 40 kapı kırılmış.

Yazar vs. yönetmen

4
Stephen King bu filmi hiç beğenmemiş ve televizyon için kendi versiyonunu çekmiştir. (Onu da biz beğenmedik.)

Labirent

5
Otelin dışındaki labirenti Stanley Kubrick’in kızı tasarlamıştır.

Banyodaki garson

6
The Shining’deki Mr. Grady (banyodaki garson) Clockwork Orange’da (Stanley Kubrick’in bir başka kült filmi) Alex’in babasını oynamıştır.

Tasarım

8
Otelin iç kısmı Yosemite Park’taki bir oteli örnek alınarak stüdyoya inşa edilmiş.

Bonus: Sondaki resim neye işaret?

7
Filmin sonundaki resim aslında reenkarnasyonu anlatmak için en güzel örnektir. Yazarımız Jack, balo salonunda görülen resimlerden de anlaşılacağı üzere, kışı geçirmek için ailesiyle gittiği otelde zaten daha önce yaşamış, çalışmıştır. Bunu Jack’in banyoda geçen diyaloğu çok net bir şekilde açıklamaktadır. Kilit cümle eski çalışanın ağzından dökülen “Siz aslında hep buradaydınız.” cümlesidir.

/// MUTLAKA OKUYUN VE OKUTUN /// İşte mucize insanlar ///

İşte en zor anlarda bile hayatta kalmayı başarmış 15 insan öyküsü…

Jon Baalsrud – 1943 Norveç Dağlarında Tek Başına 2 Ay

2. Dünya Savaşı’nda Norveçli bir komando olan Jon Baalsrud’un bulunduğu gemi Nazi’ler tarafından pusuya düşürülür ve batırılır. Buz gibi denizde yüzerek kıyıya ulaşan Baalsrud’un inanılmaz hikayesi sonra başlar. Kıyıya çıkıp, Nazilerden saklanarak dağlarda ilerlemeye çalışan Baalsrud tam 2 ay boyunca doğada karın içinde yaşar, soğuk temelli kangren ve kar körlüğü yaşar. Zaman zaman kan zehirlenmesi olmamak için çakısıyla bacaklarındaki kanı boşaltır. En sonunda bir kulübe bulup sığınır. Kan zehirlenmesi olduğunu düşündüğünden ve kangreni engellemek için kör bıçakla ayak parmaklarının 9’unu keser. Sığındığı kulübenin Norveç’li sahipleri tarafından İsveç sınırına bırakılır ve hayatı kurtulur.

Hiroo Onoda, 1944 – 1974 Filipinler

Hiroo Onoda, 2. Dünya Savaşı esnasında Filipinler’e görev için gönderilen bir Japon Subayıdır. Görevi Filipinler’in Amerika ile olan işbirliğini engellemek ve asla teslim olmamaktır. Japonya’nın savaşta yenilmesiyle birlikte, sağ kalan bir grup arkadaşıyla yenilgiyi kabul etmez ve ormana kaçar. Yer yer Filipinlilerle çatışan Onoda, savaşın bittiğini kabul etmez. Diğer arkadaşlarını da çatışmalarda kaybeden Onoda tam 30 yıl boyunca ormanda tek başına yaşar. Savaşın bittiği ile ilgili gazeteler ormana bulması için bırakılır ancak hepsinin bir oyun olduğunu düşünür. Ta ki 1974’te dünya turu yapan bir Japon hippie ile karşılaşana kadar. Japon hippie ona gerçekleri söyler ve Onoda sadece komutanından emir gelirse Filipinler’i terk edeceğini belirtir. Japonya’da emekli olup, kitapçı işleten komutanına bir geri çekilme emri imzalatılır ve Onoda ancak o zaman teslim olur.

Poon Lim – 1942 – Atlantik’te 133 Gün

1942’de 2. Dünya Savaşı esnasında İngiliz bir erzak gemisinde çalışan Poon Lim, geminin bir Alman denizaltısı tarafından vurulması sonucu tek kurtulan olarak kendini suların içinde bulur. Birkaç saat sonra bir erzak sandığına rastlar ve onu tahtadan bir sal haline getirir. İçinde bulunan erzaklar (biraz bisküvit, 40 litre su, biraz çikolata, biraz şeker) bitince de, yağmur sularını biriktirip içer, balık tutar (erzak sandığında bulunan bir el fenerinin içindeki telden kanca yaparak) ve hayatta kalır. En etkileyici hikayelerinden birisi de, fırtına yüzünden alabora olduktan sonra tüm erzakını kaybetmesi, susuzluktan eliyle yakaladığı bir kuşun kanını içmesidir. Asıl inanılmaz olansa tam 133 gün içerisinde tüm Atlantik Okyanusu’nu geçerek Brezilya kıyılarına gelmesi ve Brezilyalı balıkçılar tarafından kurtulmasıdır.

1846 Nevada – Donner Party

1846’da bir grup kaşif. Nevada’da kardan dolayı hapsolur. Donner Gölü’nün kenarında kamp kuran grup, hastalanan veya açlıktan ölen arkadaşlarını yiyerek hayatta kalır. 87 kişiden 48’i canlı kurtulur.

1972 Uruguay Uçak Kazası

1972’de bir Uruguay uçağı 45 yolcusuyla 3000 metrede karla kaplı bir dağa düşer. 29 kişi hayatta kalır. Daha sonra 8 kişi daha düşen çığ sebebiyle ölür. Geri kalanlar ölen kişileri yiyerek hayatta kalmaya çalışır. 16 kişilik gruptan 2 kişi yardım bulmak için kamp alanını terk eder ve 10 gün sonra yardım bulurlar.

1912 Douglas Mawson – Antartika

Douglas Mawson 1912’de 3 kişilik ekibi ve 2 köpekli kızakla yola çıkar. Köpekli kızaklardan birisi -erzakları taşıyan uçurumdan yuvarlanır. Mawson ve hayatta kalan arkadaşı geri dönmeye karar verirler. Yiyecek hiçbir şeyleri olmadığı için mecburen kalan köpeklerden açlıktan ölenleri yemek zorunda kalırlar. Aşırı derecede soğuk ve açlıktan arkadaşını da kaybeden Mawson, tek başına tam 160 kilometre yol kat ederek kurtulur.

1808 John Colter

1808’de Kızılderililer tarafından ele geçirilen John Colter, Kızılderililerin av oyununda av olur. Çırılçıplak soyundurulan Colter’ın koşmasına izin verilir ve peşine bir grup Kızılderili düşer. Oklarla defalarca vurulan Colter bir Kızılderiliyi öldürerek kaçmayı başarır ve diğerlerini de atlatır. Little Big Horn kayalığına çıplak şekilde 11 gün boyunca tırmanan Colter, sonunda özgürlüğüne kavuşur.

Leonid Rogozov – 1960 Antartika

1960’da Antarktika’da Leonid Rogozov apandisit başlangıcı sonrası imkansızlıklardan ve başka doktor olmadığından dolayı, hiç bir anestezi olmadan kendi kendini ameliyat eder.

Yossi Ghinsberg – 1981 Amazonlar

İsrailli bir komando olan Yossi, ordudan ayrıldıktan sonra kendisini geziye ve keşfe verir. Bolivya’da Amazon ormanlarında altın arama amacıyla nehirde kayığıyla dolaşırken, şelaleden düşer, yaralanır ve kaybolur. Bulunana kadar tam 3 hafta boyunca tek başına ormanda hayatta kalma mücadelesi verir.

Steven Callahan – 1982 Atlantik Okyanusu

1982’de Bermuda açıklarında kendi tasarladığı ve ürettiği teknenin batması sonucu şişirilebilir yardım botu içinde mahsur kalır. Yardım botu içindeki azıcık erzakla hayatta kalmaya çalışır ama belki de hayatını kurtaran en büyük etmen bottaki "nasıl hayatta kalınır" adlı bir kitaptır. Tam 76 gün boyunca denizde tek başına yaşam mücadelesi veren Callahan, yakalayabildiği balık ve kuşlarla hayatta kalır, yağmur suları biriktirerek su içer. Neredeyse 25 kilo kaybeden Callahan, 76 gün boyunca tam 9 gemiyi uzaktan görmesine ve 2sine fişek ateşlemesine rağmen en umutsuz olduğu zamanda bir balıkçı teknesi tarafından kurtarılır.

Aaron Ralston – 2003 Büyük Kanyon

127 Saat adlı filme de konu olan hikayede, 2003’de dağcı Aaron Ralston kanyona tırmanırken düşer ve kolu sıkışır. 5 gün dayandıktan sonra kolunu kör bıçakla keserek kurtulur.

Hugh Glass – 1823

1823’de bir ayı tarafından saldırıya uğrayıp arkadaşları ölüme terkedilen Hugh Glass 6 hafta ve 160 kilometre boyunca sürünerek kurtulur. Ayı saldırısı sonucunda bacağı kırılan ve kaburga kemikleri görünecek şekilde sırtından yara alan Glass arkadaşları tarafından öldü diye terkedildikten sonra kendine gelir. Kırık ayağı için destek yapan, sırtındaki yaraları kurtçuklarla dolu olan Glass 6 hafta boyunca hayatta kalmayı başarır ve tam 160 kilometre yol kateder. Genellikle bitki kökleri ve yemişlerle beslenen Glass, bir defasında kurtların avladığı bir hayvanın da etini çiğ çiğ yemek zorunda kalmış.

Joe Simpson – 1985, Himalayalar

1985’de dağcı Joe Simpson bir dağa tırmanırken bacağı kırılır, 3 günde 7 kilometre sürünerek kurtulur. Daha sonra yazdığı Touching The Void kitabı 2003’de film haline getirilir.

Juliane Koepcke – Peru 1971

1971’de havada yıldırım çarpması sonucu parçalanan uçaktan, hala koltuğunda otururken ve emniyet kemeri bağlıyken düşmeye başlar. Çok ağaçlık bir alana düşer ve yaralanır. Ancak 17 yaşındaki Juliane hayatta kalmayı başarmıştır. 9 gün boyunca yağmur ormanlarında tek başına çeşit çeşit hayvan ve böcekle mücadele ederek hayatta kalmaya çalışır. Bir nehrin kıyısında oduncuların kullandığı tekne bulur. İçindeki benzin bidonundan yaralarına benzin döker ve sterilize eder. Kolundaki yaradan 40’a yakın kurtçuğu kendi elleriyle ayıklar ve bayılır. Geri dönen oduncular tarafından kurtarılır.

Beck Weathers – 1996 Everest

Bir ekiple birlikte Everest’e tırmanırken kaza geçirir ve düşer. Arkadaşları tarafından öldü gerekçesiyle bırakılır. Kendine geldiğinde en yakın kamp yerine sürünerek döner. Kampa vardığında onu gören ilk kişi "Beck’i gördüğümde elleri sanki ona ait değilmiş gibi eldivensiz ve donmuş şekilde önünde duruyordu" der. Bir kolu dirsek altından kesilir, diğer elinin de 4 parmağı kesilir. Aynı zamanda ayak parmakları ve burnu da kesilmek zorunda kalınır.

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: