Etiket arşivi: savcı

TIR OPERASYONU : İşte TIR soruşturmasını yürütecek savcı

Adana’da durdurulan TIR’lar ve çeşitli zamanlarda yapılan ihbarlarla ilgili başlatılan soruşturmaya Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. Maddesiyle görevli Başsavcıvekili Ali Doğan bakacak.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma dosyası, geçtiğimiz günlerde TMK’nın 10. Maddesiyle görevli Başsavcıvekilliğine atanan Ali Doğan’a verildi.

Doğan’ın, "Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbaratı Kanunu" kapsamına giren konulara ilişkin yapılan ihbarlarda izlenen yolu ve casusluk faaliyeti olup olmadığı konusunda araştırma yapacağı öğrenildi.

Geçen hafta Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, "İhbarlarda izlenen yol, yapılış şekli ile yazılı ve görsel medyada ihbarların yapılış amacıyla ilgili yoğun şekilde gündeme getirilen devletin istihbarat hizmetlerinin zafiyete uğratıldığı ve karşı casusluk faaliyetinin yapıldığı iddialarına ilişkin olarak olayın tüm yönleriyle araştırılıp açıklığa kavuşturulabilmesi için 2937 sayılı yasanın hükümleri ve TCK 330 kapsamında konunun soruşturulmasına karar verilmiş olup, basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur" denilmişti.

Reklamlar

FETULLLAH GÜLEN DOSYASI : Savcı ananasın şifresinin peşinde

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Aralık operasyonunun ardından Fethullah Gülen’e ait olduğu iddia edilen ses kasetlerinin internette yayınlanmasının ardından harekete geçti.

Gülen’e ait olduğu öne sürülen 1 Kasım 2013 tarihli konuşmanın içindeki, "Bu dostlarımıza Uganda’dan ananas falan gelmiş" ifadesinin ardından Başsavcılık re’sen harekete geçti.

Başsavcılık Memur Suçları Bürosu Savcısı Şaban Yavuz’un tarafından "görevi kötüye kullanmak" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında ifadeler de alındı.

Uganda İstanbul Fahri Konsolosu ve TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Günay ve Türkiye’nin Kampala Büyükelçiliği’nden bir Türk yetkili Ankara Adliyesi’ne gelerek ifade verdiği belirlendi.

Oya Armutçu’ya bilgi veren bir savcılık kaynağı, yürütülen soruşturma konusunun "ananas" ya da "ananas ticareti" olmadığını şifrelenmiş olabileceği düşünülen iddiaların çok yönlü olarak araştırıldığı bilgisini verdi.

/// FETULLAHÇI MEDYANIN YENİ HEDEFİ SÜLEYMAN SOYLU /// Savcıya: müsvedde; eski savcıya: göreceksin / //

Eski başbakanlardan Tansu Çiller Doğru Yol Partisi’nin (DYP) Genel Başkanı iken, Süleyman Soylu da partinin İstanbul İl Başkanlığı görevini ifa ediyordu.

Siyasi hayatının bugüne kadarki bölümünde bir ara Demokrat Parti’nin (DP) Genel Başkanlığı’nı da yaptı. O sıralar yoğun eleştiriler yönelttiği AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcılığı koltuğunda oturuyor şimdi. Politika bu, yadırgamamak gerekir. Ancak son günlerdeki söylemleri iyi bilinen çizgisiyle çelişiyor. Bir önceki Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında hazırlanan fezlekede ismini geçiren Savcı Mehmet Yüzgeç’e, ‘savcı müsveddesi’ diyebiliyor örneğin. Gerçi ‘müsvedde’ sözcüğü pek fonksiyonel bugünlerde. Genel Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın cümlelerini de süslemişti: ‘İçi boş âlim müsveddesi.’ Olayı hakaret boyutunda da bırakmıyor Soylu, adeta tehdide vardırıyor: “Bu işle ilgili kim bu davada bugünden sonra sulh yoluyla vazgeçerse bile ömrüm boyunca bu savcının bütün pençelerim boğazında ve kursağında olacak.” Bugün Gazetesi’nin savcı kökenli yazarı Gültekin Avcı’yla da “Göreceksin. Bana bulaşmayacaktın.” polemiğine girdi.

YOLSUZLUK DOSYASI /// HİKMET ÇİÇEK : Savcı Akkaş’ın bilinmeyen marifeti

Hikmet Çiçek

Ergenekon’un özel yetkili savcısı Zekeriya Öz’ün başlattığı bir soruşturma var. 2008/1756 No.lu soruşturma dosyası bir hayli kabarık, iş dünyasına yönelik. Bu dosya bir sonuca bağlanmamış, kovuşturma aşamasına ulaşmamış,

Öz’den sonra bu soruşturma ile bir başka savcı ilgileniyor.

Ergenekon davasının görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 20 Şubat 2013 tarihinde, yani karardan birkaç ay önce çok ilginç bir resmi yazı gönderiliyor. Yazının altındaki imzayı duyunca şaşıracaksınız!

Yazının başındaki "ilgi" notundan, konunun yalnızca Ergenekon davasını değil, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu’nu ve İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nü de ilgilendirdiğini anlıyoruz.

Koç’u katma çabası

Yazıda özetle şöyle deniliyor:

"Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2010/857 sayılı soruşturma kapsamında; Koç Holding A.Ş.’nin bağlı ortaklığı Beko Ticaret A.Ş. tarafından Kanaltürk televizyon kanalına henüz 2004 yılında test yayınına başlamadan önce para aktarılmaya başlandığı ve söz konusu para transferlerinin 2008 yılına kadar devam ettiği tespitlerinde bulunulduğu, söz konusu para transferleri ile ilgili diğer hususların incelenmesi için ilgi (a) sayılı yazımızla Başbakanlık Sermaye Piyasası Kuruluna yazı yazılmıştır. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun ilgi (b) sayılı yazısı ekinde Başsavcılığımıza gönderilen belgelerin incelenerek rapor hazırlanması için ilgi (c) sayılı yazımızla İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat yazılmıştır" deniliyor.

Yazının altına, Koç Holding’e bağlı Beko Ticaret’in "Kanaltürk Televizyonuna 2004- 2008 yılları arasında yaptığı para transferleri" konulu rapor ve eklerinin yer aldığı belgeler"in ekte gönderildiği notu düşülmüş.

Üçü de görevden alındı

Yazının altında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’ın imzası bulunuyor! Hani şu ünlü "17 Aralık operasyonu"nun mimarı olan ve şimdi Tekirdağ’a "düz savcı" olarak atanan Akkaş.

Beko ile Kanaltürk arasındaki "para transferi" konulu raporu hazırlayan İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç! 17 Aralık’tan sonra görevden alınan polis şeflerinden biri Ardıç.

Öz’ün özel yetkileri ise daha önce alınmıştı.

Bu görevden alınan savcılar ile bir polis şefi ne arıyor?

"Ergenekon’un finans ayağını!"

Yanlış, bir şey araştırdıkları yok!

"Ergenekon" adını verdikleri sanal örgüte, "finans kaynağı" imal etmeye çalışıyorlar. Kuddusi Okkır’a "Ergenekon’un para kasası" dedikleri gibi.

Sonucu söyleyelim. Ne Organize Şube ve ne de SPK Denetleme Dairesi uzmanları Kanaltürk’e karşılıksız olarak ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir tespite ulaşabiliyor.

Ama iş bununla bitmiyor. Mahkemeye gönderilen yazı ekleriyle birlikte tam 338 sayfa tutuyor.

13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen belgeler arasında çok ilginç bir telefon kaydı da bulunuyor. Kanaltürk hakkında hangi işadamı neler diyor, yarın devam edelim.

Hikmet Çiçek
ulusalkanal.com.tr

YARGI DOSYASI : Savcı Öz’ün odası boşaltıldı

‘Döneceğim’ dediği odası boşaltıldı.

Lüks Dubai gezisi ve yurtdışına yaptığı yüksek maliyetli seyahatleriyle gündeme gelince İstanbul Başsavcı Vekilliği görevinden alınarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atanan Zekeriya Öz’ün, geri döneceği umuduyla boşaltmak istemediği İstanbul Adliyesi’ndeki odası başsavcılıkça boşaltıldı.

Zekeriya Öz’ün adliyenin 4. katında bulunan odasındaki bilgisayar Başsavcı Hadi Salihoğlu’nun talimatı ile söküldü. Bilgisayar, Adliye Bilgi İşlem Merkezi’ne götürüldü. Öz, İstanbul Adliyesi’nden ayrılırken gazetecilere, "Odamı boşaltmıyorum. İtiraz ettim, geri döneceğim" demişti. Öz gibi HSYK 1. Dairesi tarafından il dışına düz savcı olarak atanan Fikret Seçen, Cihan Kansız ve Ercan Şafak’ın da odaları boşaltıldı ve bilgisayarları kaldırıldı. HSYK tarafından 16 Ocak günü gerçekleştirilen toplantıda İstanbul dışına atanan bu savcılar kurulun kararına itiraz etmişler itiraz sonuçlanana kadar da doktor raporu almışlardı. Raporlu olmalarına rağmen günün büyük bölümünü İstanbul Adliyesi’ndeki odalarında geçiren bu savcılar yeni görev yerlerine halen başlamadılar. HSYK 1. Dairesi Fikret Seçen’i Gebze’ye, Cihan Kansız’ı Sakarya’ya, Ercan Şafak’ı ise Kocaeli’ne düz savcı olarak atamıştı.

ERGENEKON DAVASI : Savcılar ‘yasak kalksın’ dedi, mahkeme reddetti: Haberal İtalya’ya gidemeyecek

Ergenekon Davası’na bakan mahkeme, tutuksuz sanık CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması talebini reddetti.

İSTANBUL – Ergenekon Davası’ndan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından tahliyesine karar verilen Mehmet Haberal avukatları aracılığıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti. Talebe ilişkin Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş mütalaalarında şu ifadelere yer verdi: Talebin kabulü ile adli kontrol kararının, Anayasa Mahkemesi’nin kararı içeriğine göre kaldırılması mütalaa olunur."

TALEP OYBİRLİĞİYLE REDDEDİLDİ

Ergenekon Davası’na bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi talebi karara bağladı. Bir sayfalık kararda şu ifadelere yer verildi: “Davanın kovuşturma aşamasının 5 Ağustos 2013 tarihinde sona erdiği, bu tarihte verilen kararlara itiraz süresinin ise 12 Ağustos 2013 tarihinde dolduğu, bu aşamadan sonra kovuşturma aşamasının tamamlanmış olduğu sanığın daha önceki aynı konudaki taleplerinin ve itirazının reddedilmiş olması da dikkate alınarak yeniden karar verilmesine mahal olmadığına oy birliğiyle karar verildi."

DİLEKÇEDEN

Dilekçede, “Müvekkilimiz Mehmet Haberal son olarak Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün 28-31 Ocak 2014 tarihleri arasında İtalya’ya yapacağı resmi ziyarette yer alacak heyette, CHP ‘yi temsilen görevlendirilmiştir. İlişikte TBMM CHP Grup Başkanlığı’nca müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal’a hitaben düzenlenen 9 Ocak 2014 tarihli resmi görevlendirme yazısını takdim ediyoruz. Haberal 2014 Ocak-Mart-Nisan aylarında uluslararası kongre ve toplantılara başkan , onur konuğu ya da konuşmacı olarak davet edildi. Müvekkilimiz Mehmet Haberal’ın yurtdışına çıkış yasağının süreli ya da süresiz olarak kaldırılmasını arz ve talep ederiz."

"ANILAN ZİYARETTE CHP GRUBUNU TEMSİLEN KATILMANIZ UYGUN BULUNMUŞTUR"

CHP Grup Başkanlığı’nca düzenlenen ve altında CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın imzasının bulunduğu görevlendirme yazısında ise şu ifadelere yer verildi: “Sayın Mehmet Haberal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 28-31 Ocak 2014 tarihlerinde İtalya’ya yapacağı ziyaret için CHP Grubunu temsilen iki üyenin katılımı talep edilmiştir. Anılan ziyarette CHP grubunu temsilen katılmanız uygun bulunmuştur."

HRANT DİNK DAVASI : ‘Savcı Akkaş üç yıl uyuttu’

Hrant Dink, öldürülüşünün 7’nci yıldönümünde, Agos’un önünde ailesinin de katıldığı törenle anıldı.

İstanbul Şişli’de 19 Ocak 2007’de uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink dün İstanbul’da anıldı. Dink için ilk olarak Zeytinburnu Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda gerçekleştirilen anmaya eşi Rakel, oğlu Arat, kardeşi Orhan Dink ve sevenleri katıldı. Rakel Dink ve sevenleri Dink’in mezarına çiçekler bıraktı. Dini törenin ardından Dink için dua etti. Dink’in arkadaşı Malik Yalçın şiir okudu. Taksim Talimhane Caddesi girişinde toplanan binlerce kişi ise Dink’in vurulduğu Agos gazetesi önüne yürüdü. Yürüyüşe Rakel Dink Halaskargazi Caddesi’nde katıldı.

"Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz" sloganları atan grup, Ergenekon Caddesi’ne geldiğinde ilginç bir eyleme imza attı. "Ergenekon Caddesi" yazılı tabelanın üzerine yanlarında getirdikleri "Hrant Dink Caddesi" yazılı tabelayı yerleştirerek caddenin ismini değiştirdiler. "Adalet Talebimiz Var" inisiyatifi adına Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu okuduğu basın açıklamasında cinayete ilişkin ikinci bir soruşturma yürüten savcı Muammer Akkaş’ın 3 yıldır soruşturmayı tamamlamaması eleştirip 25 Aralık operasyonundaki tavrını hatırlattı: "Açılmasını beklediğimiz davayı açmayan savcının, gözaltına almak istediği zaman nasıl cevval olduğunu gözlemledik." BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş yayımladığı mesajında adalet yerini buluncaya kadar Dink cinayetinin unutulmayacağını söyledi. HDP Genel Başkanı Sebahat Tuncel ise "O her gün her haksızlıkta, her demokrasi ve özgürlük çabasında yanı başımıza konan barış güvercini olmayı sürdürecek" dedi. Belçika Demokrat Ermeniler Derneği’de Brüksel’de anma etkinliği düzenledi.

YÜKSEK STRATEJİ

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: